Edebiyat

EK Almanak : Eleştirel Kültür Dergisi – Kolektif

75,00 TL

Türkiye’nin son yıllardaki kültürel çölleşmesi karşısında bir inadın ifadesi olan Eleştirel Kültür —daha bilindik ismiyle EK Dergi— beş yıllık online birikimin ardından EK Almanak adıyla kâğıda dönüyor ve “Eleştiri, tam da şimdi!” diyerek yola çıkıyor.


Hasan Aksakal’ın editörlüğünde, türler-ötesi bir kültür-sanat seçkisi sunan EK Almanak, klasik ve çağdaş resimden Amerikan ve Avrupa sinemasına, karikatürden modernizmin estetiğine, Nazilerin sanat politikalarından Soğuk Savaş dönemi Fransız entelektüel dünyasına, kapitalizmin ve sosyalizmin işlediği suçlardan Yunan tragedyalarına, dünya klasiklerinden Türk edebiyatına uzanan, altısı çeviri, on biri telif olmak üzere, toplam on yedi yazı ve iki söyleşiyi bir araya getiriyor.


Bir diğer ifadeyle, EK Almanak’ın bu ilk cildi, Abrecht Dürer’den Theodore Gericault’ya, Gustave Dore’den Michel Foucault ve postmodernizmdeki komünizm karşıtlığına, Victoria dönemi emperyalizminin acımasızlıklarından modernist edebiyat ve estetiğinin tarihine, Tristan Tzara ve Andre Breton’dan Herman Melville’in Moby Dick’ine, Hollywood tarihinden Arrabal Jodorowsky ve Luis Bunuel sinemasına, Orhan Veli’nin poetikasından Umut Sarıkaya’nın karikatürist olarak portresine dek pek çok konuyu kapsamlı bir biçimde ele alıyor.

Spoon River Antolojisi – Edgar Lee Maters

90,00 TL

Yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının en sıradışı eserlerinden biri olan Spoon River Antolojisi, kurgusal bir kasabanın vefat etmiş insanlarının bakış açılarından yazılmış bir şiir koleksiyonudur. Her bir şiir, o şiire adını veren kişinin mezar yazıtı olarak kurgulanmıştır.


Bu yazıtlarda, Spoon River adlı bu farazi Amerikan Orta Batı kasabasının mezarlığına gömülen 250 kişinin yaşam öyküleri birbirine bağlanarak hayatları ve ölümleri anlatılır; üstelik aşkları ve nefretleri, başarıları ve başarısızlıkları, sırları ve suçları da ifşa edilir.


Spoon River Antolojisi 1915’te ilk kez yayınlandığında, cinsellik, ahlaki çürüme ve ikiyüzlülük konularındaki açık sözlü yaklaşımı nedeniyle büyük bir sansasyon yarattı.


Amerikan kasabasının değerlerine yönelttiği eleştirel bakış açısı birçok yazarı etkiledi. Yayınlanışıyla beraber, Edgar Lee Masters’ın yanı sıra Carl Sandburg, Vachel Lindsay ve Theodore Dreiser gibi isimlerin temsil ettiği “Şikago Rönesansı” hareketinin en önemli köşe taşlarından biri hâline geldi.

Modifiye Masallar – Nazmi Ağıl

40,00 TL

Koç Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü öğretim üyesi, şair ve çevirmen Nazmi Ağıl yakın zamanda Nasrettin Hoca fıkralarını bugünün okurlarına yeniden anlatmıştı. Şimdi de dünya edebiyatına mal olmuş masalları kendine özgü mizahı ve akıcı şiir diliyle tekrar kaleme alıyor. Fakat bu defa yolunda gitmeyen bir şeyler var.


Çünkü Ağıl, Kurbağa Prens’e Rapunzel’e, Bremen Mızıkacıları’na, Kırmızı Başlıklı Kız’a, Keloğlan’a, Çizmeli Kedi’ye ve daha nicelerine günümüz insanının sorgulayıcı bakış açısıyla yaklaşıp onları popüler kültür öğeleriyle yoğuruyor. Böylelikle, tanıdık şekilde başlayan masallar, yepyeni bir yorumla, son derece şaşırtıcı bir sona varıyor.


Kısaca Modifiye Masallar belirli bir yaşa değil, masalların orijinal hallerini bilen, çocuklar başta olmak üzere, her yaştan okura çok renkli ve eğlenceli bir deneyim sunuyor.

Kırk Ekülük Adam, Platon’un Düşü ve Diğer Hikâyeler – Voltaire

54,00 TL

Platon çok düş kurardı. Gerçi, onun zamanında kimsenin ondan aşağı kalır yanı yoktu. Platon, insan doğasının bir zamanlar çift olduğunu ve hatalarının cezası olarak erkek ve dişiye ayrıldığını düşlemişti.


Matematikte beş düzgün cisim olduğu için, ancak beş mükemmel dünya olabileceğini iddia etmişti. Onun devleti, büyük düşlerinden biriydi. Uykunun uyanıklıktan, uyanıklığınsa uykudan doğduğunu ve bir su havuzuna ya da tutulmaya bakan kişinin görme yetisini kesinlikle kaybedeceğini düşlemişti. Bu düşler sonraları büyük ün kazandı.

Genç Harold’un Yolculuğu – Lord Byron

90,00 TL

Shakespeare’den sonra, Dickens’la beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz edebiyatçı olan Lord Byron skandallarla ve kahramanlıklarla anılan sıradışı bir hayat yaşadı.


Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa, o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron 19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock star”ıydı. Yaşamıyla eserinin iç içe geçtiği Genç Harold’ın Yolculuğu, Byron’ın Don Juan’la birlikte dünya edebiyatına armağan ettiği iki görkemli klasikten biridir.


Bu büyük eserin ilk kısmı 1812’de yayınlanır yayınlanmaz büyük bir edebiyat olayına dönüşmüştür. Genç ve soylu Harold’ın ülkesinden ayrılmak zorunda kalarak meçhule doğru yola çıktığı bu kişisel destanın ilk durağı Napoléon Savaşlarının ve kadim geçmişin gölgesinin düştüğü Portekiz ve İspanya olur.


Sonrasında Arnavutluk ve Yunanistan’a, Orta Avrupa ve kısmen Türkiye’den İtalya coğrafyasına dek uzanan yolculuklarında şair kendini ve Avrupa’nın köklerini arar.


Bir destan, bir seyahatname, bir Avrupa kültür atlası olarak da okunabilecek zenginlikteki Genç Harold’ın Yolculuğu, Hasan Aksakal’ın sunuşu ve Tamer Gülbek’in duru Türkçesiyle, iki yüz yılın ardından ilk defa dilimize kazandırılan gerçek bir başyapıt!


İçindekilerKitabın İçinden