Önerilen Kitaplar
-
Dubala: Kaşla Göz Arasında – Kolektif
210.00₺KAŞLA GÖZ ARASINDA
Bir varmış bir yokmuş, kaşla göz arasında oluvermiş her şey.
Bir düşünce, bir çatlak, bir oyun… Dergi de öyle doğmuş.
Bir bakışın süresince kurulan, sonra dağılan, ama iz bırakan bir an gibi.
Derginin ilk sayısını size sunmadan önce birkaç şey söylemeli.
“Oyunbaz” bir kimlikle yan yana geldi.
Çatlaklardan sızmayı hedefleyerek.
Bize sürekli ciddi olmamızı, faydalı ve ölçülebilir bir dünyada yaşamamızı
öğütleyene karşı
oyun oynayarak, buluşarak – belki de kavuşarak – bir başkasına ulaşmanın
yollarını arıyor.
Oyun, bu dergi için kaçış değil; başka bir ilişki biçimi.
Kendini ciddiyetin kabuğundan kurtaran bir yaratma alanı.
Esinler gökyüzünde değil, yanı başımızda.
Bu yüzden görünmezlikten değil,
bakış açısını ve araçlarını değiştirmekten söz ediyor.
Çünkü bazen bir şeyi gerçekten görmek,
ona yeniden bakmayı, onu yeniden kurmayı gerektiriyor.
Kaşla göz arasında dediğimiz şey tam da bu:
bir anlık tanıma, bir sezgi, bir hayret anı.
Bu dergi o anda, o çatlakta var oluyor.
Bir anlığına belirip sonra kaybolan bir imge gibi.
Ama o kısa anda bile bir iz bırakmak istiyor —
elle tutulur, ama tam tutulamayan bir iz.
Görme rejiminin içinde bir parıltı,
göz kapağının aralığında bir hikâye gibi.
Kaşla göz arasında…
Bir varmış, bir yokmuş bir dergi: DUBALA.350.00₺ -
Kurgu ve Belge: Sinema Dersleri 1 – Ali Akay
210.00₺Pandeminin toplumsal bellekte açtığı çatlaklardan birinde, Ali Akay sinema üzerine düşünmeyi, konuşmayı ve yazmayı sürdürmenin neden hâlâ anlamlı olduğunu soruyor. Sinemanın salonlardan dijital mecralara taşındığı, kolektif izleme deneyiminin yerini mahrem ekranların aldığı bir çağda, sinema hâlâ “yedinci sanat” olarak kalabilir mi? Yoksa, Godard’ın o meşhur sorusunu bir kez daha mı sormalıyız: Sinema 1945’te bitti mi?
Sinema Dersleri adlı kitap dizisinin ilk cildi olan Kurgu ve Belge’de, Akay, sinemanın tarihsel dönüşümünü yalnızca teknolojik değişimler üzerinden değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, estetik algıların ve düşünsel paradigmaların dönüşümü bağlamında ele alıyor. Kitap, komediden brüleske, avangarddan belgesele, sinemanın kurmaca ile gerçek arasında inşa ettiği kırılgan köprüyü sorgularken, film gösterim mekânlarının dönüşümüyle birlikte “izleyici özne”nin de nasıl dönüştüğünü tartışıyor.
Kurgu ve Belge, yalnızca sinema üzerine bir düşünce egzersizi değil; aynı zamanda Akay’ın sosyoloji, felsefe ve sanat teorisi alanlarındaki birikimiyle sinemaya yönelttiği bakışın ilk yansıması. Sinema, burada sadece bir sanat formu değil; görsel politikaların, belleğin, arzunun ve ideolojinin kesişim noktasında yer alan bir düşünme biçimi olarak karşımıza çıkıyor.
Ali Akay’ın bu çalışması, sinemayı sadece seyreden değil, onu düşünen, sorgulayan ve zamanın ruhuna yerleştiren okurlar için bir davet.
350.00₺ -
Sanatçı Yazıları – Nusret Polat
310.00₺Sanat yalnızca biçimsel bir arayış mı, yoksa düşünsel bir üretim alanı mı?
Sosyolog-sanat tarihçisi Nusret Polat, 2007-2024 yılları arasında kaleme aldığı yazılarında, sanatçıyı yalnızca estetik biçimler üreten bir figür olarak değil, kültürel ve entelektüel bir aktör olarak da ele alıyor. Erinç Seymen, Nancy Atakan, Neşe Baydar, Elif Çelebi, Dilek Winchester, İrfan Önürmen, Berna Karaçalı, Can Aytekin, Hüsamettin Koçan, Jochen Proehl, Ahmet Elhan, Yusuf Taktak, Rafet Arslan gibi sanatçılar ve eserleri üzerine yazan Nusret Polat, birbirinden çok farklı yönelimlere sahip sanatçıları bir araya getirmekle yetinmeyip imgelerin ikonografik, sembolik ve sosyolojik bağlamlarını çözümleyerek sanatı tarihsel ve felsefi bir mercekten okuyor.
Sanatçı Yazıları, isminin tevazuuna rağmen, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’deki çağdaş sanatın belli başlı konu, kavram ve kişilerini derlemekle kalmıyor; aynı zamanda sanatın, görünür olanın ötesine geçen anlam katmanlarını aralamak isteyen tüm sanatseverler için güçlü bir rehber hizmeti sunuyor.
500.00₺ -
İrfan Önürmen’in Sanatı: Belirsizliğin İmgeleri – Nusret Polat
500.00₺Önürmen’de imge hiçbir zaman tam bir soyutlamaya varmadığı gibi bazı pentürleri ve kolajlarında karşımıza tümüyle mimetik olmasa da gerçekliğe
yakın figüratif imge çıkar. Bu, onun arada olduğunu; tam olarak soyut ya da tümüyle figüratif formla, anladığı ve hissettiği ‘gerçeği’ veremeyeceği kaygısından kaynaklanır. Parçalanmış belirsizliklerle dolu bir hayatı, bir tür ‘güvenlik’ kaygısı arayışı içinde bilinçdışı olarak birleştirme gayreti de söz konusu olabilir.Durum ne olursa olsun, Önürmen’in imgeleri daha belirli veya tanımlı formlardan daha belirsiz veya akışkan formlara kararlı bir geçişlilik gösterir. Bu geçişlilik artzamanlı ve eşzamanlıdır. Elinizdeki kitap bu durumun ileri ve geri sıçramalarla işleyen belli bir kronolojik hat üzerinde ve de tematik ayrıntılı bir okumasıdır.
700.00₺ -
EKSanat – Kolektif
395.00₺Türkiye’de sanat dergiciliği açısından altın çağı 1990 sonrası olarak görmek mümkün. Yükselen piyasa, galeriler, koleksiyonerler düşünüldüğünde, bu aralık gerçekten önemlidir. Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, Anons, Sanat Dünyamız, Artist ve RH+ gibi galeri odaklı dergilerin dışında, edebiyat ve şiir üretimiyle beraber yayın yapan Adam Sanat, Argos, Gergedan ya da ana-akım medya tarafından çıkarılan Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergiler hatıra gelir. Günümüzde ise ana-akım medyanın dergileriyle bazı promosyon ya da sponsorlu (sadece contemporary’e odaklanan) dergiler dışında, şu an Türkiye’de sanat dergisi bulunmamakta.
Sürekli sanat piyasasındaki yükselişin konuşulduğu, ardı ardına sanat fuarlarının açıldığı bir dönemde esaslı bir sanat dergisinin olmaması oldukça düşündürücüydü. İşte EKSANAT bu alanı hedefliyor; gelen tepkilere göre de bunu büyük bir güçle başarmak istiyor. EKSANAT, giderek şablonlaşmış, rutinleşmiş, kendi parodisini üreten egemen güncel-çağdaş sanat (contemporary) düşünüldüğünde, kendine ses bulamayan sanatın her alanına talip olacak.
600.00₺ -
Mahrem Günlükler: “Bizler Dünyadan Püsküren Alevleriz” – Edvard Munch
275.00₺Çığlık adlı tablosuyla küresel bir kültür ikonuna dönüşen Norveçli ressam Edvard Munch (1863-1944) eserlerinde melankoli, endişe, bunalım, korku ve iç sıkıntısı temalarını ustalıkla işlemiştir. İlk çizimlerinden itibaren benzersiz bir üslup geliştiren Munch, insan ruhunun derinliklerine nüfuz eden bakışı ve dışavurumcu tarzıyla âdeta huzursuzluğun resmini yapmayı başarmıştır.
Munch ressam olduğu kadar yazar olarak da yeteneklerini ortaya koymuştur. Nitekim gençliğinden itibaren anı, kurgu, portre yazıları, şiir ve felsefi deneme tarzında metinler kaleme almıştır. İnsanlık durumunun hem coşkusunu hem de karanlık dehlizlerini şiirsel bir dille günlüklerine yansıtan Munch, yazılarında resimlerini bütünlüyor gibidir.
Munch günlüklerinde sadece sanat anlayışını ya da eserlerini var eden unsurları değil, kişiliğinin gizli yanlarını da bazen ironik, komik, sevecen, bazen gotik, romantik sözlerle ve hikâyelerle ortaya koymaktadır. Yer yer Nietzsche’nin üslubuna yaklaşan, kimi zaman ise kendi uçurumundan kaçmaya çalışan Munch’un günlüklerini okuyanlar, ressamın yaşam öyküsünü takip ederek dostluk, aile ve aşk hakkındaki düşüncelerini öğreneceği gibi, onun kronik depresyonunu ve içindeki Çığlık’ı da hissedecektir…
“Benim gözümde hayat bir hücrenin penceresinden dışarıya bakmak gibidir. Vaat edilmiş topraklara asla ulaşamayacağım”
— Edvard Munch
420.00₺ -
Julia Kristeva: Anlamlandırılamayanla Yüzleşmek – Nilgün Tutal
255.00₺Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Nilgün Tutal, entelektüel yaşamında merkezi bir yer tutan ve kimi kitaplarını Türkçeye çevirdiği ünlü psikanalist, dilbilimci, edebiyat teorisyeni Julia Kristeva ile diyaloga girerek onun düşüncesi eşliğinde insanlık durumlarına dair farklı temaları bir araya getiriyor.
Kitap, Kristeva’nın çalışmalarının 1970’lerden bugüne uzanan elli yılda nasıl bereketli bir zemin oluşturduğunu vazıh bir biçimde ortaya koyarken onun kavramsal anahtarlarından yararlanarak okurlarına “tiksinilen dişillik”ten sevginin türlerine, günümüze hâkim olan “anlam yitimi”nden “içedönük şiddet”e dek birçok konuda yeni kapılar açıyor. Kristeva’nın düşüncesini toplumsal cinsiyetle, psikanalizle, felsefeyle, edebiyatla harmanlayan ve yedi bölümden oluşan Julia Kristeva: Anlamlandırılamayanla Yüzleşmek, alanındaki ilk telif eser olma özelliğini taşıyor.
400.00₺ -
Burada ve Şimdi: ‘Hap Bilgiler’ Çağı Üzerine Düşünceler – Y. Alp Kozanoğlu & Ömer Çeşit
315.00₺İçinde bulunduğumuz çağ, dünya tarihinin gelişim ve değişim seyrine bakıldığında, hız bakımından açık ara en tempolu, en telaşlı olanı.
Bu baş döndürücü hız ve her şeye yetişme beklentisinin yarattığı yorgunluk dolayısıyla, olayları kavrama ve anlamlandırma becerimizin çağın telaş ve temposuyla aynı derecede arttığını söyleyemiyoruz.
Sürekli, yeni, doğruluğu muğlak bir bilgi bombardımanına yetişmek mümkün olmadığı gibi, her şeye yetişememenin getirdiği “güncel olamama” kaygısı, sosyal ilişkilerden insanın kendisiyle kurduğu ilişkiye kadar hemen hemen her alana yansımakta…
Böylesi bir dönemde Y. Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit, yıllara yayılan bir birlikte okuma ve düşünme deneyiminin ürünü olan bu kitapta klasikle moderni, kalıcıyla günceli, estetikle politiği bir araya getirerek polifonik bir tartışma yürütüyor.
Burada ve Şimdi, Tolstoy, Wilde, Twain, Andriç, Bernhard gibi farklı zamanların, farklı toplumların edebiyatçılarından Eagleton, Shayegan, Bauman ve Chul Han gibi dünyaya farklı açılardan bakan modernite eleştirmenlerine dek birçok saygın isimle zihin açıcı diyaloglara giriyor.
Burada ve Şimdi, hap bilgiler çağında kolayca kapsülleştirilemeyecek konulara, kavramlara, fikirlere ilgi duyan herkesin dikkatle okuyacağı, dinamik bir eser…
500.00₺ -
Huzursuz Modernite: Avrupa Entelektüel Tarihi Üzerine Makaleler – Hasan Aksakal
295.00₺Hasan Aksakal bu kitapta, Avrupa modernitesinin huzursuzluk, karamsarlık, anksiyete, yabancılaşma, yozlaşma, décadence ve çöküş söylemleri eşliğinde on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın entelektüel, kültürel ve toplumsal tarihini inceliyor.
Sanayi Devrimi dönemindeki “moderniteden kaçış” arayışlarından II. Dünya Savaşı sırasında “modernitenin yıkılışı” söylemine dek Trans-Atlantik Avrupa’nın edebiyat, felsefe ve sanat Panthéon’unda gezinen Aksakal, romantizm, modernizm ve postmodernizmin muazzam birikimini değerlendiriyor.
Huzursuz Modernite, Lord Byron, Heine, Dickens, Marx, Baudelaire, Schopenhauer, Nietzsche, Tönnies, Simmel, T. S. Eliot, Heidegger gibi isimlerle beraber oryantalizmden emperyalizme, Büyük Savaştan Büyük Depresyona, Nazizmden Soğuk Savaşa dek modernitenin huzursuzluğunu takip etmek isteyenler için karşı-modernite, karşı-estetik, karşı-kültür gibi kavramlardan yararlanan, zengin bir entelektüel ve kültürel tarih çalışması…
500.00₺ -
EK Almanak – Kolektif
360.00₺Türkiye’nin son yıllardaki kültürel çölleşmesi karşısında bir inadın ifadesi olan Eleştirel Kültür —daha bilindik ismiyle EK Dergi— beş yıllık online birikimin ardından EK Almanak adıyla kâğıda dönüyor ve “Eleştiri, tam da şimdi!” diyerek yola çıkıyor.
Hasan Aksakal’ın editörlüğünde, türler-ötesi bir kültür-sanat seçkisi sunan EK Almanak, klasik ve çağdaş resimden Amerikan ve Avrupa sinemasına, karikatürden modernizmin estetiğine, Nazilerin sanat politikalarından Soğuk Savaş dönemi Fransız entelektüel dünyasına, kapitalizmin ve sosyalizmin işlediği suçlardan Yuna tragedyalarına, dünya klasiklerinden Türk edebiyatına uzanan, altısı çeviri, on biri telif olmak üzere, toplam on yedi yazı ve iki söyleşiyi bir araya getiriyor.
Bir diğer ifadeyle, EK Almanak’ın bu ilk cildi, Abrecht Dürer’den Theodore Gericault’ya, Gustave Dore’den Michel Foucault ve postmodernizmdeki komünizm karşıtlığına, Victoria dönemi emperyalizminin acımasızlıklarından modernist edebiyat ve estetiğinin tarihine, Tristan Tzara ve Andre Breton’dan Herman Melville’in Moby Dick’ine, Hollywood tarihinden Arrabal Jodorowsky ve Luis Bunuel sinemasına, Orhan Veli’nin poetikasından Umut Sarıkaya’nın karikatürist olarak portresine dek pek çok konuyu kapsamlı bir biçimde ele alıyor.
600.00₺ -
Shakespeare Üzerine – Johann Gottfried Herder
250.00₺Johann Gottfried Herder (1744-1803) Aydınlanma Çağının en önemli filozoflarından biridir. Eserleriyle Aydınlanma felsefesine, Alman İdealizmine, Sturm und Drang hareketine, Weimar Klasisizmine ve Alman Romantizmine büyük katkılar sunmuş; başta Goethe gelmek üzere, birçok düşünür ve sanatçıyı derinden etkilemiştir.
Herder tarih felsefesi, hermenötik, antropoloji, dilbilim, entografya, halkbilim, Kitab-ı Mukaddes incelemeleri ve karşılaştırmalı edebiyat teorisi gibi farklı bilimsel disiplinlerin gelişimine yol açan başlıca isimlerden biri olmasına rağmen, dilimize 250 yıldır çevrilmemiştir.
Herder’in Shakespeare ve tragedyaları üzerine odaklanan 1773 tarihli bu incelemesi, edebiyat eleştirisi tarihinin en özgün örneklerinden biri ve Shakespeare Çalışmaları alt-disiplininin kurucu metni kabul edilmektedir.
Antik Yunan ve Elizabeth Çağı tragedyalarını on sekizinci yüzyılın birikimiyle değerlendiren Shakespeare Üzerine, tiyatroyla ilgilenen herkese farklı bir Shakespeare yorumu sunuyor.
350.00₺ -
Fatih ve Bellini – Nusret Polat
345.00₺Nusret Polat’ın bu kitabı, Fatih Sultan Mehmed ve Venedikli ressam Gentile Bellini’nin 1479’daki buluşmasını geniş bir kültürel karşılaşmalar alanı içinde ele alıyor.
Arka plana Bizans-Osmanlı kültürel alış-verişini yerleştiren yazar, Antik Yunan mirasına ilgisi ve kütüphanesindeki Batılı kitaplar üzerinden Fatih’in entelektüel dünyasının haritasını çıkarıyor. Doğu ve Batı kültürünü kucaklayan bir sanat hamisi olarak Fatih’in, Avrupalı (ve Müslüman) sanatçılar tarafından yapılan portrelerinin analiz edilip yorumlandığı kitapta, Bellini’nin sanatının genel hatları ve İstanbul’da yaptıkları ise daha geniş bir çerçevede değerlendiriliyor.
Bellini’nin geldiği İstanbul’un bir ‘İslam Şehri’ olup olmadığı şeklindeki önemli bir tartışmayı da içeren kitap, “Fatih devrinin sahip olduğu kültürel heterojenliğe ve kozmopolit yapıya işaret etmek suretiyle, bugünün Türkiye’sindeki Osmanlı kültürü tartışmalarına katkıda bulunmayı hedefliyor.”
500.00₺ -
Dünyayı Yeniden Büyülemek: Avrupa Romantizminden Portreler – Hasan Aksakal
260.00₺Hasan Aksakal birçok ilginç ayrıntıyla süslediği bu kitapta Aydınlanma Çağının, bilimsel keşiflerin ve Sanayi Devriminin etkisiyle büyüsü bozulan bir dünyayı yeniden büyülemeye çalışan Romantikleri ve Batı bilincindeki en büyük dönüşüm olan Romantik Devrimi inceliyor.
Kitap Novalis, Friedrich Schlegel, Caspar David Friedrich, Friedrich Hölderlin gibi Alman Romantizminin temsilcileriyle William Blake, William Wordsworth, Samuel Taylor Coleridge, Lord Byron, Percy Shelley gibi İngiliz; Chateaubriand, Eugéne Delacroix, Victor Hugo ve Gérard de Nerval gibi Fransız Romantikleri bir araya getiriyor.
Bir yandan da Walter Scott üzerinden İskoç Romantizmine, Ugo Foscolo aracılığıyla İtalyan Romantizmine, Adam Mickiewicz etrafında Polonya Romantizmine ve Aleksandr Puşkin’in şekillendirdiği Rus Romantizmine yeni kapılar aralıyor.
Dünyayı Yeniden Büyülemek: Avrupa Romantizminden Portreler, 1789-1848 arası Avrupa entelektüel tarihine dair hem kültürlerarası, hem disiplinlerarası yeni yaklaşımlar sunan, renkli ve bilgi dolu bir çalışma.
450.00₺













