Önerilen Kitaplar
-
Felsefi Meseleler – Özgür Gürsoy
395.00₺Sesini akıl, mantık ve argümanlarda bulan felsefi düşünce, başlangıcını sessiz bir histe bulur: Hayret, şüphe, merak, bulantı, dehşet, arzu… Düşünce aynı zamanda kendisini başlamaya iten bu hissi anlamlandırma çabasıdır. Düşünmenin bu anlamlandırma çabalarını, metafizikten etiğe, epistemolojiden siyasete ve tragedyadan tarihe çeşitli alanlarda izleyen bu felsefeye giriş kitabı, felsefi düşüncenin bazı emsal figürlerini çizmektedir.
Ansiklopedik veya karikatürel türlerden farklı olarak bu kitap felsefe yapmak ve yapılmış felsefeyi aktarmak arasında keskin bir ayrım yapmaz; felsefenin ne olduğunu tam olarak bildiğimizi varsaymaz. Felsefeyi etiketli düşüncelerin mümkün mertebe uzağında, üzerine düşünmeden üzerinde düşünebildiğimiz bir yerde konumlandırır. Felsefi meselelere ederini veren deneme şudur: Birey dediğimiz mekânı ören sayısız ve sahipsiz seslerde —herkesin ve hiç kimsenin kesiştiği yerde— kendi sesini bulabilmek.
600.00₺ -
Bay Bennett ve Bayan Brown – Virginia Woolf
210.00₺“Aralık 1910’da ya da o civarda, insanın karakteri değişti” diyen Virginia Woolf, edebi modernizmin en çığır açıcı yazarlarından biri olarak, Bay Bennett ve Bayan Brown’da dilin ve edebiyatın gücünü mercek altına alıyor. Cambridge’teki “Heretics” adlı topluluğa verdiği bir konferans metninden hareketle bu denemesinde Woolf, dilin insanları nasıl tanımladığını, yazarların bu tanımı nasıl şekillendirdiğini ve edebiyatın gerçekliği nasıl yansıttığını derinlemesine sorguluyor.
Woolf, Jane Austen’ın karakteri Bay Bennett’ı ve kendi hayali karakteri Bayan Brown’ı karşılaştırarak, yazarların dil aracılığıyla yarattığı karakterlerin ne kadar gerçekçi olabileceği sorusunu soruyor. Woolf’un o dönemde yakın ilişkide olduğu Sigmund Freud’un etkisinde kaleme aldığı eser, edebiyatın insan doğasını anlama ve dünyayı farklı bir perspektifle görme imkânı sunduğunu vurguluyor.
Woolf’un akıcı ve düşündürücü üslubu, okuru edebiyatın derinliklerine bir yolculuğa çıkarıyor. Bay Bennett ve Bayan Brown Woolf hayranları, edebiyatseverler, hatta yazarlar için kaçırılmayacak bir eser.
350.00₺ -
Essays in Late Ottoman to Post-Ottoman Intellectual History, Vol. I / Son Dönem Osmanlı’sından Osmanlı Sonrasına Entelektüel Tarih Üzerine Makaleler, I. Cilt – Hasan Aksakal
410.00₺Modern Türkiye çalışmalarındaki güncel araştırmalar yepyeni kaynaklar, kavramlar ve değerlendirmelerle mevcut literatüre yeni yollar açarken, Osmanlı’nın son dönemlerinden sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne değil, Osmanlı-sonrası tüm toplumlara miras kalan meseleleri daha doğru bir biçimde anlama imkânları sunuyor.
Hasan Aksakal’ın derlediği Son Dönem Osmanlı’sından Osmanlı Sonrasına Entelektüel Tarih Üzerine Makaleler, I. Cilt de bu arayışlara katkı vermeyi amaçlayan İngilizce ve Türkçe çalışmaların bir araya geldiği çift dilli bir eser. Kitaptaki makaleler Nâmık Kemal’den Said Halim Paşa’ya, Filibeli Ahmet Hilmi’den Abdurrahman el-Kevâkibî’ye, Kılıçzade Hakkı’dan Halide Edib’e, Yakup Kadri’den Necip Fazıl’a çeşitli tema, kavram ya da meselelerin entelektüel mümessilliği üzerine yoğunlaşıyor.
Recent research in modern Turkish studies opens new avenues to the existing literature with new sources, concepts, and assessments, and offers a more accurate understanding of the issues inherited from the late Ottoman period not only to the Republic of Turkey but also to all post-Ottoman societies.
Essays in Late Ottoman to Post-Ottoman Intellectual History, Vol. I edited by Hasan Aksakal, is a bilingual work that brings together English and Turkish studies aiming to contribute to this quest. From Nâmık Kemal to Said Halim Pasha, from Filibeli Ahmet Hilmi to Abdurrahman al-Kawakibi, from Kılıçzade Hakkı to Halide Edib, from Yakup Kadri to Necip Fazıl, the chapters in this volume focus on the intellectual representation of various themes, concepts or issues.
650.00₺ -
Sanayi Devrimi ve Britanya İmparatorluğunun Yükselişi – Hasan Aksakal
600.00₺Hasan Aksakal bu kitapta, konusunun dünyaca saygın uzmanlarından derleyerek bir araya getirdiği makalelerle, modern dünyanın oluşum ve gelişim sürecinde çok önemli bir yer tutan Sanayi Devrimini ve onunla birlikte büyük bir dönüşüme sahne olan uzun on dokuzuncu yüzyıl Britanya’sının (1776-1914) ekonomik, kültürel ve toplumsal tarihini anlamamızı kolaylaştırıyor.
Sanayi Devrimi on sekizinci yüzyılın ikinci yarısından on dokuzuncu yüzyılın içlerine uzanırken etki ettiği her yerde bir mühendisler çağı başlatmakla kalmamış, Britanya’yı önce “dünyanın atölyesi”ne, sonrasındaysa Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk olarak niteleneceği bir süper güce dönüştürmüştür.Bu yönüyle on dokuzuncu yüzyıl pek çok bakımdan bir Pax Britannica Çağı olmuştur. Bu tarihsel çerçeveyi farklı yönlerden yeniden yorumlamayı amaçlayan kitapta Sanayi Devriminin dünyaca ünlü uzmanlarından Joel Mokyr, Jan de Vries, Pat Hudson, Maxine Berg, J. R. Ward gibi isimlerin makalelerinin yanı sıra Andrew Porter, Anthony Howe, Dane Kennedy, Simone Gunn, Michael Winstanley, Clark Nardinelli ve Ruth Watts gibi imparatorluk tarihçilerinin değerlendirmeleri yer alıyor.
Türkiye’deki mevcut Britanya çalışmaları, kapitalizm incelemeleri, imparatorluklar tarihi ve küresel tarih gibi alanlarda okurlarına yeni pencereler açan Sanayi Devrimi ve Britanya İmparatorluğunun Yükselişi, ele aldığı her konuda ufuk açıcı değerlendirmeler sunan, kapsamlı ve bilgi dolu bir eser…
800.00₺ -
H. Nihâl Atsız: Türkçü Bir İdeologun Entelektüel Portresi – Mutlu Dursun
540.00₺H. Nihâl Atsız’ın Türkçü görüşlerinin en dikkat çekici özelliği, bunların kendi kişiliğini yansıtacak ölçüde “kara romantik” bir mahiyete sahip olmasıdır. O, dünyayı ırklar arasında fasılasız bir savaşın sahası, kendisini ise “millî şuur stratejisti” olarak görmüştür. Bu varoluş mücadelesi içinde ortaya çıktığını savunduğu millî karakter ve ülkünün toplumu dönüştürmede esas olması gerektiğini düşünmüştür.
Bu kapsamlı çalışmada Mutlu Dursun’un açık bir şekilde ortaya koyduğu üzere, Atsız’ın çocukluğu ve aile ortamından çalkantılı Darülfünun yıllarına, 1944 Irkçılık-Turancılık Davasından muhafazakâr ve İslamcı camiayla yaşadığı gerilimlere dek bütün yaşamı Cumhuriyet döneminde gerçekleşen dönüşümlere ışık tutmaktadır. Atsız’ın yazar ve dergici olarak faaliyetleri sonraki kuşakları derinden etkilemiş; Atsız Mecmua ve Orkun gibi dergileri, Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor ve Ruh Adam gibi romanlarıyla Türkçü hareketin hem ilham kaynağı hem de ideologu olmuştur. Onun yarattığı siyasal tavır, ölümünün üzerinden yarım yüzyıl geçse de, Türkçü-Turancı camianın kültürlenme sürecinde merkezî önemini hâlâ korumaktadır.
H. Nihâl Atsız: Türkçü Bir İdeologun Entelektüel Portresi, Atsız ve Türkçülük literatürüne yeni yaklaşımlar sunan, sorgulayıcı ve kapsamlı bir çalışma…
750.00₺ -
Mahallenin Krizinden Memleketin Krizine: Görgüsüzleşme, Yozlaşma, Çürüme – Ahmet Tarık Çelenk
345.00₺Tarık Çelenk, yazılarının kilit mefhumu olan “mahalle”yi, “Türk sağı” anlamında kullanıyor. Sağ; yani siyasi sosyalleşmesini milliyetçi, muhafazakâr, İslamcı camialarda gerçekleştirmiş olanlar… Sağdan gelerek, sağı bilerek, orayı “başkalarına” anlatanlar, son on yılın Türkiye’sinin düşünce hayatında kendine özgü bir branş teşkil ettiler. Tarık Çelenk’in buradaki farkı, bu branştakilerde sıklıkla rastlanan, bazen de bir çeşit siyasal pazarlama gölgesi taşıyan bilgiçlik edasından (“Ben bunları çok iyi bilirim, bakın size anlatayım…” havasından) uzaklığı, sahici bir merakla yazması. Onun yazılarının çoğunun başlığı soru formundadır ve soruları, gerçekten sorudur! Bu yazılarda merak vardır, sesli düşünmeye benzer bir sorgulama vardır. Mahallenin Krizinden Memleketin Krizine, bu çabanın mahsullerini bir araya getiriyor.
–Tanıl Bora, araştırmacı, yazar, editör.Tarık Çelenk’in benim nazarımda dikkat çeken özelliği, fikir ve siyaset hareketlerine dost-düşman gözlüğüyle değil, anlama saikiyle bakmamız sağlamasıdır. Daha önemlisi, bütün “mahalle”lere bu sorgulayıcı ve tahlilci gözle bakması; “mahalle” sakinlerinde düşünme ve sorgulama eğilimi yaratacak bir dil kullanmasıdır. Gerek makalelerinde, gerek bu kitaba aldığı yazılarında ortaya koyduğu sorular bugünün Türkiye’sini doğru değerlendirmek adına çok değerli…
–Taha Akyol, gazeteci, yazar.550.00₺ -
İrfan Önürmen’in Sanatı: Belirsizliğin İmgeleri – Nusret Polat
500.00₺Önürmen’de imge hiçbir zaman tam bir soyutlamaya varmadığı gibi bazı pentürleri ve kolajlarında karşımıza tümüyle mimetik olmasa da gerçekliğe
yakın figüratif imge çıkar. Bu, onun arada olduğunu; tam olarak soyut ya da tümüyle figüratif formla, anladığı ve hissettiği ‘gerçeği’ veremeyeceği kaygısından kaynaklanır. Parçalanmış belirsizliklerle dolu bir hayatı, bir tür ‘güvenlik’ kaygısı arayışı içinde bilinçdışı olarak birleştirme gayreti de söz konusu olabilir.Durum ne olursa olsun, Önürmen’in imgeleri daha belirli veya tanımlı formlardan daha belirsiz veya akışkan formlara kararlı bir geçişlilik gösterir. Bu geçişlilik artzamanlı ve eşzamanlıdır. Elinizdeki kitap bu durumun ileri ve geri sıçramalarla işleyen belli bir kronolojik hat üzerinde ve de tematik ayrıntılı bir okumasıdır.
700.00₺ -
EKSanat – Kolektif
395.00₺Türkiye’de sanat dergiciliği açısından altın çağı 1990 sonrası olarak görmek mümkün. Yükselen piyasa, galeriler, koleksiyonerler düşünüldüğünde, bu aralık gerçekten önemlidir. Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, Anons, Sanat Dünyamız, Artist ve RH+ gibi galeri odaklı dergilerin dışında, edebiyat ve şiir üretimiyle beraber yayın yapan Adam Sanat, Argos, Gergedan ya da ana-akım medya tarafından çıkarılan Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergiler hatıra gelir. Günümüzde ise ana-akım medyanın dergileriyle bazı promosyon ya da sponsorlu (sadece contemporary’e odaklanan) dergiler dışında, şu an Türkiye’de sanat dergisi bulunmamakta.
Sürekli sanat piyasasındaki yükselişin konuşulduğu, ardı ardına sanat fuarlarının açıldığı bir dönemde esaslı bir sanat dergisinin olmaması oldukça düşündürücüydü. İşte EKSANAT bu alanı hedefliyor; gelen tepkilere göre de bunu büyük bir güçle başarmak istiyor. EKSANAT, giderek şablonlaşmış, rutinleşmiş, kendi parodisini üreten egemen güncel-çağdaş sanat (contemporary) düşünüldüğünde, kendine ses bulamayan sanatın her alanına talip olacak.
600.00₺ -
Asya’da Batı-Karşıtlığı Siyaseti: Pan-İslamcı ve Pan-Asyacı Düşüncede Dünya Düzeni Vizyonları – Cemil Aydın
600.00₺Cemil Aydın, olağanüstü detaylarla dolu bu mukayeseli modern dünya tarihi çalışmasında, Avrupa’nın evrenselleşmesini mümkün kılan değerleri bizzat değersizleştirdiği emperyalizm siyasetine tepki olarak doğan iki önemli fikri ve siyasi akımı; Osmanlı pan-İslamcılığı ve Japon pan-Asyacılığını bir arada değerlendiriyor.
Gerçekleştirdikleri reformlara rağmen 19. yüzyıl boyunca Osmanlı’nın ve Japonya’nın Batılı güçler tarafından Oryantalist imgelerle nitelenip dışlanması bu iki ülkenin kimliğini ve imajını hiç olmadığı kadar Doğululaştırırken, Müslüman ve Japon entelektüeller sömürgeleştirilmiş halklarla Asya’nın ve İslam dünyasının aşağılanma yüzyılından çıkışı için bir dizi işbirliği arayışına girişmiştir.
Reformcu Asyalılar arasında hızla ilgi gören Batı-karşıtlığı, Aydınlanmacı “evrensel Batı”ya değil, ırkçı “sömürgeci Batı”ya esaslı bir eleştiri getirirken bir yandan da pan-Afrikacı, Bolşevik ve Batının içinden Batıyı eleştiren müttefikler kazanmış; mazlum halklar hak ve özgürlük talepleriyle sömürgeci “Batının çöküşü”nü zorlamıştır. Ancak “Doğu’nun uyanışı” beklenenden çok başka bir seyir izlemiş; pan-Asyacı ve pan-İslamcı hareketler zamanla farklı milliyetçi projelerin hizmetine girmiştir.
Tanzimattan Tokyo Savaş Suçları Mahkemesine uzanan “uzun yüzyıl”ı zihin açıcı bir berraklıkta anlatan Asya’da Batı-Karşıtlığı Siyaseti, Hindistan’ın, Mısır’ın, kısmen Çin’in sömürgeleştirilmesinden Japonların 1905’te emperyal Rusya’yı mağlup etmesinin yarattığı küresel heyecana, Türk Kurtuluş Savaşından Asya halklarının özgürleşmesine uzanan büyük bir dönüşüm çağının Avrupa-merkezcilikten azade bir anlatımını sunuyor. İngilizcede yayınlandığı 2007’den bu yana modern dünya tarihi sahasında çokça tartışılıp uluslararası ilişkiler literatüründe büyük etki uyandıran bu görkemli eser, Türkiye’deki tartışmalara da yeni perspektifler kazandıracaktır…
850.00₺ -
Moskova Yanıyor – Grigori Petroviç Danilevski
255.00₺“Günbatımı ne güzel,” dedi Perovski arkasına dönüp, “sanki Moskova yanıyor; haçlar, çan kuleleri sanki yanan bir geminin direkleri gibi…” Avrora bağırdı: “Aman büyükanne, Moskova yanıyor!” Araba durdu. Herkes ufuktaki kızıl parıltıya bakarak farklı varsayımlarda bulunuyordu. Şüphesiz, Moskova’yı işgal eden Fransızlar kenti ateşe vermişlerdi.
Rus edebiyatının altın çağının en değerli yazarlarından Grigori Petroviç Danilevski (1829-1890), bu görkemli romanda, Fransız Devriminin ilkelerini Rus topraklarına taşıma iddiasıyla 1812’de Moskova önlerine kadar gelen Napolyon ordularının şehri kuşatmasını ve ona karşı koyan direnişi anlatıyor. Ancak Savaş ve Barış’ı yazan Tolstoy gibi, Danilevski de yarattığı unutulmaz karakterler ve çarpıcı kurguyla edebi insanlık durumlarını eserinin merkezine yerleştirerek askeri savunmanın ve saldırının çok ötesine geçiyor. Türkçeye ilk kez çevrilen Moskova Yanıyor romantik, dramatik, epik öğeleriyle okurlarını mest edecek gerçek bir şaheser.
400.00₺ -
Kyoto Okulu Felsefesi – Bret W. Davis
215.00₺Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Japon İmparatorluğunun Büyük Doğu Asya politikalarını uyguladığı dönemde bir grup Japon felsefeci Kyoto İmparatorluk Üniversitesi çevresinde fenomenoloji, din, etik, varoluşçuluk gibi alanlarda müstesna bir tartışma ortamı yaratmış; birbirinden ilginç eserler vermiştir. Batının krizinden bahseden Nietzsche, Bergson, Heidegger gibi Batılı filozoflara atıfla “Batı modernitesinin üstesinden gelmek” dâhil, pek çok tez geliştiren bu hareket, yürüttüğü tartışmaları giderek derinleştirip çeşitlendirmiştir.
Batıdaki varoluşçu felsefeye ve nihilizm sorununa özellikle Mahāyāna Budizminin entelektüel ve manevi öğretilerinden beslenerek cevaplar geliştiren Kyoto Okulu filozofları “benliğinden arınmak”, “kendini terk etmek”, “hiçlik felsefesi” ve “mutlak hiççilik” gibi yeni yaklaşımlar getirmiştir…
Konunun önde gelen uzmanlarından Bret W. Davis’in bu çalışması dört soruya odaklanmaktadır: Kyoto Okulu nasıl tanımlanmalıdır? Temel felsefi kavramı olan “mutlak hiçlik”le kastedilen nedir ve Kyoto Okulu filozofları ilhamını Doğudan alan bu fikri Batı düşüncesiyle diyalog ve tartışmalar içinde nasıl geliştirmiştir? Politik eserlerinin esası ve onları çevreleyen tartışmaların temeli nelerdir? Kültürlerarası düşünme veya “dünya felsefesi” açısından Kyoto Okulunun mirası nedir?
Kyoto Okulu Felsefesi, Avrupa-merkezci felsefe okumalarının ezberlerini bozan ve Japon entelektüel tarihine yakından bakma merakı uyandıran, zihin açıcı bir inceleme…
350.00₺ -
Mahrem Günlükler: “Bizler Dünyadan Püsküren Alevleriz” – Edvard Munch
275.00₺Çığlık adlı tablosuyla küresel bir kültür ikonuna dönüşen Norveçli ressam Edvard Munch (1863-1944) eserlerinde melankoli, endişe, bunalım, korku ve iç sıkıntısı temalarını ustalıkla işlemiştir. İlk çizimlerinden itibaren benzersiz bir üslup geliştiren Munch, insan ruhunun derinliklerine nüfuz eden bakışı ve dışavurumcu tarzıyla âdeta huzursuzluğun resmini yapmayı başarmıştır.
Munch ressam olduğu kadar yazar olarak da yeteneklerini ortaya koymuştur. Nitekim gençliğinden itibaren anı, kurgu, portre yazıları, şiir ve felsefi deneme tarzında metinler kaleme almıştır. İnsanlık durumunun hem coşkusunu hem de karanlık dehlizlerini şiirsel bir dille günlüklerine yansıtan Munch, yazılarında resimlerini bütünlüyor gibidir.
Munch günlüklerinde sadece sanat anlayışını ya da eserlerini var eden unsurları değil, kişiliğinin gizli yanlarını da bazen ironik, komik, sevecen, bazen gotik, romantik sözlerle ve hikâyelerle ortaya koymaktadır. Yer yer Nietzsche’nin üslubuna yaklaşan, kimi zaman ise kendi uçurumundan kaçmaya çalışan Munch’un günlüklerini okuyanlar, ressamın yaşam öyküsünü takip ederek dostluk, aile ve aşk hakkındaki düşüncelerini öğreneceği gibi, onun kronik depresyonunu ve içindeki Çığlık’ı da hissedecektir…
“Benim gözümde hayat bir hücrenin penceresinden dışarıya bakmak gibidir. Vaat edilmiş topraklara asla ulaşamayacağım”
— Edvard Munch
420.00₺ -
19. Yüzyılın Sonundan 1945’e Modern Asya Entelektüel Tarihi – Hasan Aksakal
565.00₺Bu kitap Türkiye’deki tarih okurlarının pek aşina olmadığı birçok isme ve olaya yakından bakarak modern Asya entelektüel tarihinin temel meselelerini anlamayı amaçlıyor.
Hem Batı-merkezci hem de onunla aynı ölçüde sorunlu Asya-merkezci bakış açılarının ötesine geçebilmek adına dikkatle seçilen makalelerle Asya’nın kolonyal geçmişine ve postkolonyal bugününe ilişkin yeni pencereler açmaya çalışıyor.
Kitapta Michael Adas’ın Batının “uygarlaştırma misyonu”na karşı Afro-Asya ortaklığını anlatmasından Pankaj Mishra’nın 1905’teki Japon zaferiyle oluşan sömürge-karşıtı küresel moment hakkındaki notlarına, Carolien Stolte ile Harald Fischer-Tiné’nin Hindistan’daki milliyetçi ve enternasyonalist fikirlerin Asya’yı ortaklaştırmasından Manu Goswami’nin Bengal’den hareketle sömürge-karşıtı enternasyonalizmin panoramasını sunan analizine dek kapsamlı yazılar yer alıyor.
Rebecca Karl’ın Çin’in Asya’yı 20. yüzyılın başında yeniden tahayyül etmesini anlatan, Sven Saaler’in anti-emperyalist Japon pan-Asyacılığının zamanla emperyalizme dönüşümüne bakan bilgi dolu makalelerini Ole Birk Laursen’in Rus ve Hint devrimci entelektüelleri arasındaki sömürgecilik-karşıtı bağlantıları işleyen metni takip ediyor.
Shobna Nijhawan’ın Asyalı feminist kadınların faaliyetleriyle başka sömürü ilişkilerine dikkat çeken makalesini C. A. Bayly’nin Arap-Hint entelektüel bağlarına ilişkin incelemesi tamamlıyor. Sanjay Subrahmanyam’ın bütün bunlardan sonra tek bir Asya’dan mı, birden çok Asya’dan mı söz etmek gerektiğini sorguladığı değerlendirmesiyle birlikte makaleler kendi aralarında bütünleşiyor.
Siyasi düşünceler tarihçisi Hasan Aksakal’ın derlemesi ve geniş kapsamlı sunuşu, Ahmet Fethi Yıldırım’ın akıcı çevirileriyle 19. Yüzyılın Sonundan 1945’e Modern Asya Entelektüel Tarihi, bu alana dair Türkçedeki en yetkin çalışma…
800.00₺ -
Julia Kristeva: Anlamlandırılamayanla Yüzleşmek – Nilgün Tutal
255.00₺Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Nilgün Tutal, entelektüel yaşamında merkezi bir yer tutan ve kimi kitaplarını Türkçeye çevirdiği ünlü psikanalist, dilbilimci, edebiyat teorisyeni Julia Kristeva ile diyaloga girerek onun düşüncesi eşliğinde insanlık durumlarına dair farklı temaları bir araya getiriyor.
Kitap, Kristeva’nın çalışmalarının 1970’lerden bugüne uzanan elli yılda nasıl bereketli bir zemin oluşturduğunu vazıh bir biçimde ortaya koyarken onun kavramsal anahtarlarından yararlanarak okurlarına “tiksinilen dişillik”ten sevginin türlerine, günümüze hâkim olan “anlam yitimi”nden “içedönük şiddet”e dek birçok konuda yeni kapılar açıyor. Kristeva’nın düşüncesini toplumsal cinsiyetle, psikanalizle, felsefeyle, edebiyatla harmanlayan ve yedi bölümden oluşan Julia Kristeva: Anlamlandırılamayanla Yüzleşmek, alanındaki ilk telif eser olma özelliğini taşıyor.
400.00₺ -
Türk Hava Yolları (1980-2003): Büyük Dönüşüm – Abdullah Nergiz
285.00₺Türkiye’de sivil havacılık alanının en yetkin isimlerinden biri olan Abdullah Nergiz, Türk Hava Yolları (1980-2003): Büyük Dönüşüm başlıklı bu çalışmasında, Türkiye’nin ve dünyanın Soğuk Savaş koşullarından neoliberal küreselleşme çağına geçiş döneminde Türk Hava Yolları’nın kurum tarihini inceliyor.
Kitap, 12 Eylül askeri darbesinden Özal iktidarı ve Özal-sonrası yıllara, Türk turizminin canlanması ve yeni havacılık yatırımlarından etki alanı giderek genişleyen özelleştirme politikalarına ve değişen yönetim anlayışına dek kurum tarihini daha doğru bir yerden anlamayı mümkün kılan gelişmelere bakıyor ve bunların ışığında Türk Hava Yolları’nın büyüyen filosu, çeşitlenen rotaları, değişen vizyonuyla Türkiye’nin ilk küresel markası olmasının hikâyesini anlatıyor.
Türk Hava Yolları (1980-2023): Büyük Dönüşüm, Cumhuriyetin yüzüncü yılını idrak ettiğimiz 2023’te doksanıncı yaşını kutlayan Türk Hava Yolları’nın ve sivil havacılık tarihimizin büyük atılım dönemini anlamak için her yönüyle çok önemli bir rehber.
440.00₺ -
Ramak – Ogan Güner
255.00₺Ramak, sözlük tanımlarından birine göre, “vücutta ancak nefes alacak kadar kalmış hayat belirtisi” demek. Bir şeyin gerçekleşmesine çok az bir süre kalmasını imleyen ramak kala ifadesiyse, “neredeyse” gerçekleşmek üzere olanın haberini taşıyor.
Ogan Güner, ustaca kurguladığı yeni romanı Ramak’la, Türkçede tek başına kullanılmayan bu kelimeye yeni bir hayat veriyor ve okurlarına sıradışı bir hikâye sunuyor.
Ramak bugün, dün veya yarın olabilecek bir zamanda, Urba şehrinde geçiyor. Urba, küresel ticaret için çok önemli bir limana ve ana karaya uzanan nehir ticaretine ev sahipliği yapması için yoktan var edilmiş bir rüya şehirken, etrafını saran üç ülkenin savaşa tutuşmasıyla zaman içinde gözden düşmüştür.
Limanına gemilerin yanaşmaz olduğu terk edilmiş bir viraneye dönüşen ve otoritesizliğe teslim olan şehrin daimi alacakaranlığında yeni bir yaşam bulmaya çalışan birbirinden farklı suretler bir araya gelmekte ve gün ışığında gerçekleşmeyecek tuhaf karşılaşmalar söz konusu olmaktadır.
Urba’nın distopik atmosferinde, henüz ilk sayfasından itibaren okurlarına olağanüstü bir aksiyon ve heyecan sunan Ramak, yarattığı Pavle, Shiloh ve Dix gibi güçlü karakterlerle bir solukta okunan ve gerçekten “bugünde, dünde ve yarında” geçen bir roman.
400.00₺ -
Herder’in Felsefesi – Michael N. Forster
245.00₺Amerikalı ünlü felsefe tarihçisi Michael N. Forster bu çalışmada modern Batı düşüncesinin en önemli isimlerinden Johann Gottfried von Herder’i (1744-1803) ve onun olağanüstü entelektüel mirasını inceliyor.
Aydınlanma Çağının bu büyük filozofunun tarih felsefesi, din felsefesi, etik, estetik, dil felsefesi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda Alman İdealizmine ve Romantizme zemin hazırlayan fikirleri, Schelling, Hegel, Schleiermacher, Goethe, Humboldt Kardeşler, Schlegel Kardeşler, Grimm Kardeşler, Nietzsche ve Dilthey gibi önemli isimlerin çalışmalarını birinci dereceden etkilemiştir.
Herder’in dilbilim, çeviribilim, yorumbilim, folklor, karşılaştırmalı edebiyat, Kitab-ı Mukaddes araştırmaları, kültür antropolojisi ve milliyetçilik çalışmaları gibi birçok sosyal bilim disiplininin öncüsü olarak görülmesini mümkün kılan zengin düşünce dünyası, Michael N. Forster’ın akıcı anlatımıyla ilk kez bu kitapla Türkiye’deki okurların dikkatine sunuluyor.
360.00₺ -
Sosyalizm – Max Weber
230.00₺Sosyolojinin ve sosyal teorinin kurucularından Max Weber pek çok sebeple kapitalizmin peygamberi kabul edilir.
Weber’in eserlerinin bilhassa sosyalizmin peygamberi kabul edilen Karl Marx’la birlikte değerlendirilmesi ortaya olağanüstü zenginlikte bir literatür çıkarmıştır. Fakat Marx’ın kapitalizme dair tespitleri tüm detaylarıyla bilinirken Weber’in sosyalizm hakkındaki değerlendirmeleri yeterince tartışılmamıştır.
Weber’in 1918’de Viyana’da yayınlanan Der Sozialismus adlı incelemesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen Bolşevik Devriminin ardından Berlin ve Viyana’da da yükselen devrimci enerjiye istinaden Avusturya Genelkurmayına verdiği konferansın notlarına dayanıyor.
Sosyalizm başlığıyla dilimize ilk kez İrem G. Şalvarcı’nın kazandırdığı bu metne, yirminci yüzyılın önde gelen Weber uzmanlarından Gert H. Mueller’in kapsamlı analizi aydınlatıcı bir katkı sunuyor.
Bu kısa ama bilgi dolu eser, “burjuva Marx” olarak da nitelenen Weber’le “kızıl Prusyalı” olarak nitelenen Marx’ı, kapitalizmin mantığıyla sosyalizmin toplum tasarısını birlikte değerlendirmek isteyenler için her bakımdan zihin açıcı bir tartışma vaat ediyor.
350.00₺ -
Burada ve Şimdi: ‘Hap Bilgiler’ Çağı Üzerine Düşünceler – Y. Alp Kozanoğlu & Ömer Çeşit
315.00₺İçinde bulunduğumuz çağ, dünya tarihinin gelişim ve değişim seyrine bakıldığında, hız bakımından açık ara en tempolu, en telaşlı olanı.
Bu baş döndürücü hız ve her şeye yetişme beklentisinin yarattığı yorgunluk dolayısıyla, olayları kavrama ve anlamlandırma becerimizin çağın telaş ve temposuyla aynı derecede arttığını söyleyemiyoruz.
Sürekli, yeni, doğruluğu muğlak bir bilgi bombardımanına yetişmek mümkün olmadığı gibi, her şeye yetişememenin getirdiği “güncel olamama” kaygısı, sosyal ilişkilerden insanın kendisiyle kurduğu ilişkiye kadar hemen hemen her alana yansımakta…
Böylesi bir dönemde Y. Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit, yıllara yayılan bir birlikte okuma ve düşünme deneyiminin ürünü olan bu kitapta klasikle moderni, kalıcıyla günceli, estetikle politiği bir araya getirerek polifonik bir tartışma yürütüyor.
Burada ve Şimdi, Tolstoy, Wilde, Twain, Andriç, Bernhard gibi farklı zamanların, farklı toplumların edebiyatçılarından Eagleton, Shayegan, Bauman ve Chul Han gibi dünyaya farklı açılardan bakan modernite eleştirmenlerine dek birçok saygın isimle zihin açıcı diyaloglara giriyor.
Burada ve Şimdi, hap bilgiler çağında kolayca kapsülleştirilemeyecek konulara, kavramlara, fikirlere ilgi duyan herkesin dikkatle okuyacağı, dinamik bir eser…
500.00₺ -
Jean-Jacques Rousseau Meselesi – Ernst Cassirer
265.00₺Yirminci yüzyılın en önemli filozoflarından Ernst Cassirer bu kitapta, modern Batı düşüncesinin problem çocuğu Jean-Jacques Rousseau’yu sorguluyor.
Rousseau (1712-1778) ölümünün üzerinden yaklaşık iki yüz elli yıl geçmesine rağmen siyaset teorisinden din ve toplum anlayışına, doğa ve insan tanımından iyi ile kötüyü ele alış biçimine dek olağanüstü derecede belirleyici ve kafa karıştırıcı fikirleriyle hâlâ aramızdadır.
Batı felsefe geleneğinin Nietzsche ile birlikte en enigmatik ismi sayılan Rousseau’yu bir ‘mesele’ olarak gören Cassirer, onun en bilindik eserlerinden ve fikirlerinden başlayarak okurlarına çok kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.
Nur Küçük’ün yetkin çevirisi, Peter Gay’in detaylı sunuş metni ve ekleriyle birlikte ilk kez Türkçeye kazandırılan Jean-Jacques Rousseau Meselesi, çok önemli bir hatırlatmada bulunuyor. Rousseau’yu anlamak, modern Batı felsefesinin bütün temel ‘mesele’lerini anlamak demektir.
450.00₺




















