23 sonuçtan 1–20 gösteriliyor

  • Fransa Üzerine Düşünceler – Joseph de Maistre

    Katolik ve kıtasal Avrupa muhafazakârlığının kurucularından biri –belki de başlıcası– kabul edilen Joseph de Maistre’in adı Türkiye’de uzun zamandır muhafazakârlık tartışmalarında dolaşımda olsa da, eserleri çoğu kez doğrudan okunmadan, birkaç yerleşik sıfatın gölgesinde anıldı: “gerici”, “teokrat”, “mutlakiyetçi”, “karşı-devrimci”…

    1796 tarihli Fransa Üzerine Düşünceler’in en eksiksiz sürümü kabul edilen 1829 edisyonunu esas alan bu çeviri, iki yüzyılı aşkın bir gecikmenin ardından Türkiye’deki entelektüel okurları nihayet Maistre ile buluşturuyor ve bu sıradışı düşünüre ilişkin ikinci el hükümlerin yarattığı bilgisizliği gidermeyi amaçlıyor.

    Siyasal düşünceler tarihçisi Hasan Aksakal’ın Maistre ve düşünce dünyasını tanıtan, tartışan, eleştiren ve bağlamsallaştıran kapsamlı sunuş yazısıyla birlikte Fransa Üzerine Düşünceler, Türkiye’de muhafazakârlık, din, devrim, kurucu akıl ve modernite üzerine yürütülen tartışmalara geç kalmış ama vazgeçilmez bir klasik olarak katılıyor.

    Düşünceler’i yirmi birinci yüzyılın ikinci çeyreğinde okumak, elbette, Eski Rejimin savunucularının karşı-devrimci hiddetine, monarşi övgüsüne ve hiyerarşik toplum tasavvuruna alan açmak anlamına gelmiyor. Aksine, Maistre’i günümüzün perspektifiyle okumak, uzun süredir burjuvazinin halka yol gösterdiği bir dünyada insanlığın hâlâ çözemediği düzen, özgürlük ve meşruiyet meseleleriyle, tarihin ve siyasetin en rahatsız edici konuları üzerinden yeniden yüzleşme imkânı sunuyor.

    Tam da bu sebeple söz konusu yüzleşme, okurlara, devrime ve düzene, geleneğe ve yeniliğe dair kolay cevaplar sunmak yerine henüz ilk sayfalardan itibaren güçlü sorular ve kaçınılması zor bir zihinsel meydan okuma vaat ediyor.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    260.00400.00
  • Tinin Krizi ve Avrupalı – Paul Valéry

    “—Biz uygarlıklar artık biliyoruz ki, ölümlüyüz.”

    Birinci Dünya Savaşının yıkıntılarının arasında dolaşan Paul Valéry, modern Avrupa bilincine dair belki de en sarsıcı cümlelerden birini kurarak başlıyor söze. Bu küçük ama değerli kitapta bir araya gelen kışkırtıcı metinlerinde, Valéry, Avrupa’yı yüzyıllar boyunca dünya tarihinin merkezine yerleştiren düşünsel enerjinin –tin’in– kendi sınırlarına ulaşmasını hem şairane hem de acımasız bir gerçekçilikle analiz ediyor.

    Bilimin, ilerlemeye duyulan inancın ve aklın zaferi üzerine kurulmuş olan modern uygarlığın ilk kez kendi yarattığı güçler karşısındaki kırılganlığını keşfettiği noktada, Valéry’e göre Avrupa artık yalnızca fetheden, üreten ve yön veren bir medeniyet değildir; o aynı zamanda kendi geçmişinin ağırlığı altında geleceğini sorgulayan bir bilincin baskısı altındadır.

    Valéry’nin “Avrupalı” tanımı da coğrafi bir kimlikten ziyade tarihsel bir duruma ışık tutmaktadır: Roma’nın düzeni, Hıristiyanlığın vicdanı ve Yunan düşüncesinin disipliniyle şekillenmiş milyonlarca insana hâkim olan tin, Avrupa’nın kendisini dayattığı toplumlara yayılıp evrenselleştikçe kendi ayrıcalığını da aşındırmaktadır.

    Yaklaşık bir asır önce kaleme alınmış olan bu metinler birçok bakımdan bugün yeniden okunmayı talep ediyor; çünkü Valéry’nin teşhis ettiği kriz bugün de Avrupa’da bir hayalet gibi dolaşıyor.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    150.00250.00
  • Epokhé ve Delilik: Dünyayı Kaplayan Gece Üzerine – Mehmet Çağrı Uluğer

    Felsefe, delilikle yüzleşmeden ne kadar ileri gidebilir? Delilik tehlikesini göğüsleyemeyen bir düşüncenin felsefi olarak rüştünü ispat ettiği söylenebilir mi? Felsefenin olanağı ile delilik tehlikesinin ayırt edilemezliğini ima eden bu sorular, düşünceyi hem tehdit eden hem de delice cesaretlendiren bir uçurumun eşiğinde sorulur.

    Epokhé ve Delilik: Dünyayı Kaplayan Gece Üzerine, Husserlci epokhé’yi bilincin kurulumuna içkin aşırı bir hareket, hatta bir delilik uğrağı olarak yeniden düşünmeye çağırıyor. Mehmet Çağrı Uluğer, Descartes’tan Hegel’e, Derrida’dan Žižek’e uzanan bir yolda, bilince, özgürlüğe ve olumsuza dair muammaların izini sürüyor.

    Uluğer’in epokhé’ye odaklanan içgörülü analizi, felsefenin delilikle gizli akrabalığını açığa çıkardığı gibi, özgürlüğü de bu tehlikeli ilişkinin merkezine yerleştirmekten geri durmuyor. Epokhé ve Delilik: Dünyayı Kaplayan Gece Üzerine, güvenli akademik sınırlar içinde dolaşmak isteyenler için değil, felsefenin kendi olanaklılığını sorguladığında karşılaşacağı dipsizlikle yüzleşmeyi göze alanlar için kaleme alındı.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    260.00400.00
  • Büyük Fizikçilerin Metafizik Yazıları – Orhan Düz

    Modern fiziğin kurucu isimleri doğa yasalarını açıklamakla kalmadı; varlığın doğasına, bilginin sınırlarına ve evrenin nihai anlamına dair büyük sorular da sordu. Bu sorulardan yola çıkan Büyük Fizikçilerin Metafizik Yazıları, Isaac Newton’dan Stephen Hawking’e uzanan bir çizgide, bilim dünyasına devrimci katkılar sunmuş fizikçilerin metafizik meselelerle kurduğu entelektüel diyaloğu gün yüzüne çıkarıyor.

    Usta çevirmen Orhan Düz’ün uluslararası kaynaklardan derleyip titizlikle Türkçeye kazandırdığı bu kapsamlı seçkide Newton, Einstein ve Hawking’in yanı sıra Max Planck, Niels Bohr, Werner Heisenberg, Erwin Schrödinger ve Arthur Eddington gibi isimlerin metinleri yer alıyor.

    Bilimle felsefe, deneyle sezgi, kesinlikle belirsizlik arasında gidip gelen bu metinler fiziksel dünyanın ötesine uzanan düşünsel bir sorgulamanın ürünü. Büyük Fizikçilerin Metafizik Yazıları, doğa bilimlerinin düşünsel temelleriyle ilgilenen okurlar için vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde.

    345.00550.00
  • Felsefi Meseleler – Özgür Gürsoy

    Sesini akıl, mantık ve argümanlarda bulan felsefi düşünce, başlangıcını sessiz bir histe bulur: Hayret, şüphe, merak, bulantı, dehşet, arzu… Düşünce aynı zamanda kendisini başlamaya iten bu hissi anlamlandırma çabasıdır. Düşünmenin bu anlamlandırma çabalarını, metafizikten etiğe, epistemolojiden siyasete ve tragedyadan tarihe çeşitli alanlarda izleyen bu felsefeye giriş kitabı, felsefi düşüncenin bazı emsal figürlerini çizmektedir.

    Ansiklopedik veya karikatürel türlerden farklı olarak bu kitap felsefe yapmak ve yapılmış felsefeyi aktarmak arasında keskin bir ayrım yapmaz; felsefenin ne olduğunu tam olarak bildiğimizi varsaymaz. Felsefeyi etiketli düşüncelerin mümkün mertebe uzağında, üzerine düşünmeden üzerinde düşünebildiğimiz bir yerde konumlandırır. Felsefi meselelere ederini veren deneme şudur: Birey dediğimiz mekânı ören sayısız ve sahipsiz seslerde —herkesin ve hiç kimsenin kesiştiği yerde— kendi sesini bulabilmek.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    395.00600.00
  • EKSanat – Kolektif

    Türkiye’de sanat dergiciliği açısından altın çağı 1990 sonrası olarak görmek mümkün. Yükselen piyasa, galeriler, koleksiyonerler düşünüldüğünde, bu aralık gerçekten önemlidir. Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, Anons, Sanat Dünyamız, Artist ve RH+ gibi galeri odaklı dergilerin dışında, edebiyat ve şiir üretimiyle beraber yayın yapan Adam Sanat, Argos, Gergedan ya da ana-akım medya tarafından çıkarılan Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergiler hatıra gelir. Günümüzde ise ana-akım medyanın dergileriyle bazı promosyon ya da sponsorlu (sadece contemporary’e odaklanan) dergiler dışında, şu an Türkiye’de sanat dergisi bulunmamakta.

    Sürekli sanat piyasasındaki yükselişin konuşulduğu, ardı ardına sanat fuarlarının açıldığı bir dönemde esaslı bir sanat dergisinin olmaması oldukça düşündürücüydü. İşte EKSANAT bu alanı hedefliyor; gelen tepkilere göre de bunu büyük bir güçle başarmak istiyor. EKSANAT, giderek şablonlaşmış, rutinleşmiş, kendi parodisini üreten egemen güncel-çağdaş sanat (contemporary) düşünüldüğünde, kendine ses bulamayan sanatın her alanına talip olacak.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    395.00600.00
  • Kyoto Okulu Felsefesi – Bret W. Davis

    Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Japon İmparatorluğunun Büyük Doğu Asya politikalarını uyguladığı dönemde bir grup Japon felsefeci Kyoto İmparatorluk Üniversitesi çevresinde fenomenoloji, din, etik, varoluşçuluk gibi alanlarda müstesna bir tartışma ortamı yaratmış; birbirinden ilginç eserler vermiştir. Batının krizinden bahseden Nietzsche, Bergson, Heidegger gibi Batılı filozoflara atıfla “Batı modernitesinin üstesinden gelmek” dâhil, pek çok tez geliştiren bu hareket, yürüttüğü tartışmaları giderek derinleştirip çeşitlendirmiştir.

    Batıdaki varoluşçu felsefeye ve nihilizm sorununa özellikle Mahāyāna Budizminin entelektüel ve manevi öğretilerinden beslenerek cevaplar geliştiren Kyoto Okulu filozofları “benliğinden arınmak”, “kendini terk etmek”, “hiçlik felsefesi” ve “mutlak hiççilik” gibi yeni yaklaşımlar getirmiştir…

    Konunun önde gelen uzmanlarından Bret W. Davis’in bu çalışması dört soruya odaklanmaktadır: Kyoto Okulu nasıl tanımlanmalıdır? Temel felsefi kavramı olan “mutlak hiçlik”le kastedilen nedir ve Kyoto Okulu filozofları ilhamını Doğudan alan bu fikri Batı düşüncesiyle diyalog ve tartışmalar içinde nasıl geliştirmiştir? Politik eserlerinin esası ve onları çevreleyen tartışmaların temeli nelerdir? Kültürlerarası düşünme veya “dünya felsefesi” açısından Kyoto Okulunun mirası nedir?

    Kyoto Okulu Felsefesi, Avrupa-merkezci felsefe okumalarının ezberlerini bozan ve Japon entelektüel tarihine yakından bakma merakı uyandıran, zihin açıcı bir inceleme…

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    215.00350.00
  • Julia Kristeva: Anlamlandırılamayanla Yüzleşmek – Nilgün Tutal

    Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Nilgün Tutal, entelektüel yaşamında merkezi bir yer tutan ve kimi kitaplarını Türkçeye çevirdiği ünlü psikanalist, dilbilimci, edebiyat teorisyeni Julia Kristeva ile diyaloga girerek onun düşüncesi eşliğinde insanlık durumlarına dair farklı temaları bir araya getiriyor.

    Kitap, Kristeva’nın çalışmalarının 1970’lerden bugüne uzanan elli yılda nasıl bereketli bir zemin oluşturduğunu vazıh bir biçimde ortaya koyarken onun kavramsal anahtarlarından yararlanarak okurlarına “tiksinilen dişillik”ten sevginin türlerine, günümüze hâkim olan “anlam yitimi”nden “içedönük şiddet”e dek birçok konuda yeni kapılar açıyor. Kristeva’nın düşüncesini toplumsal cinsiyetle, psikanalizle, felsefeyle, edebiyatla harmanlayan ve yedi bölümden oluşan Julia Kristeva: Anlamlandırılamayanla Yüzleşmek, alanındaki ilk telif eser olma özelliğini taşıyor.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    255.00400.00
  • Herder’in Felsefesi – Michael N. Forster

    Amerikalı ünlü felsefe tarihçisi Michael N. Forster bu çalışmada modern Batı düşüncesinin en önemli isimlerinden Johann Gottfried von Herder’i (1744-1803) ve onun olağanüstü entelektüel mirasını inceliyor.

    Aydınlanma Çağının bu büyük filozofunun tarih felsefesi, din felsefesi, etik, estetik, dil felsefesi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda Alman İdealizmine ve Romantizme zemin hazırlayan fikirleri, Schelling, Hegel, Schleiermacher, Goethe, Humboldt Kardeşler, Schlegel Kardeşler, Grimm Kardeşler, Nietzsche ve Dilthey gibi önemli isimlerin çalışmalarını birinci dereceden etkilemiştir.

    Herder’in dilbilim, çeviribilim, yorumbilim, folklor, karşılaştırmalı edebiyat, Kitab-ı Mukaddes araştırmaları, kültür antropolojisi ve milliyetçilik çalışmaları gibi birçok sosyal bilim disiplininin öncüsü olarak görülmesini mümkün kılan zengin düşünce dünyası, Michael N. Forster’ın akıcı anlatımıyla ilk kez bu kitapla Türkiye’deki okurların dikkatine sunuluyor.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    245.00360.00
  • Sosyalizm – Max Weber

    Sosyolojinin ve sosyal teorinin kurucularından Max Weber pek çok sebeple kapitalizmin peygamberi kabul edilir.

    Weber’in eserlerinin bilhassa sosyalizmin peygamberi kabul edilen Karl Marx’la birlikte değerlendirilmesi ortaya olağanüstü zenginlikte bir literatür çıkarmıştır. Fakat Marx’ın kapitalizme dair tespitleri tüm detaylarıyla bilinirken Weber’in sosyalizm hakkındaki değerlendirmeleri yeterince tartışılmamıştır.

    Weber’in 1918’de Viyana’da yayınlanan Der Sozialismus adlı incelemesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen Bolşevik Devriminin ardından Berlin ve Viyana’da da yükselen devrimci enerjiye istinaden Avusturya Genelkurmayına verdiği konferansın notlarına dayanıyor.

    Sosyalizm başlığıyla dilimize ilk kez İrem G. Şalvarcı’nın kazandırdığı bu metne, yirminci yüzyılın önde gelen Weber uzmanlarından Gert H. Mueller’in kapsamlı analizi aydınlatıcı bir katkı sunuyor.

    Bu kısa ama bilgi dolu eser, “burjuva Marx” olarak da nitelenen Weber’le “kızıl Prusyalı” olarak nitelenen Marx’ı, kapitalizmin mantığıyla sosyalizmin toplum tasarısını birlikte değerlendirmek isteyenler için her bakımdan zihin açıcı bir tartışma vaat ediyor.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    230.00350.00
  • Burada ve Şimdi: ‘Hap Bilgiler’ Çağı Üzerine Düşünceler – Y. Alp Kozanoğlu & Ömer Çeşit

    İçinde bulunduğumuz çağ, dünya tarihinin gelişim ve değişim seyrine bakıldığında, hız bakımından açık ara en tempolu, en telaşlı olanı.

    Bu baş döndürücü hız ve her şeye yetişme beklentisinin yarattığı yorgunluk dolayısıyla, olayları kavrama ve anlamlandırma becerimizin çağın telaş ve temposuyla aynı derecede arttığını söyleyemiyoruz.

    Sürekli, yeni, doğruluğu muğlak bir bilgi bombardımanına yetişmek mümkün olmadığı gibi, her şeye yetişememenin getirdiği “güncel olamama” kaygısı, sosyal ilişkilerden insanın kendisiyle kurduğu ilişkiye kadar hemen hemen her alana yansımakta…

    Böylesi bir dönemde Y. Alp Kozanoğlu ve Ömer Çeşit, yıllara yayılan bir birlikte okuma ve düşünme deneyiminin ürünü olan bu kitapta klasikle moderni, kalıcıyla günceli, estetikle politiği bir araya getirerek polifonik bir tartışma yürütüyor.

    Burada ve Şimdi, Tolstoy, Wilde, Twain, Andriç, Bernhard gibi farklı zamanların, farklı toplumların edebiyatçılarından Eagleton, Shayegan, Bauman ve Chul Han gibi dünyaya farklı açılardan bakan modernite eleştirmenlerine dek birçok saygın isimle zihin açıcı diyaloglara giriyor.

    Burada ve Şimdi, hap bilgiler çağında kolayca kapsülleştirilemeyecek konulara, kavramlara, fikirlere ilgi duyan herkesin dikkatle okuyacağı, dinamik bir eser…

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    315.00500.00
  • Jean-Jacques Rousseau Meselesi – Ernst Cassirer

    Yirminci yüzyılın en önemli filozoflarından Ernst Cassirer bu kitapta, modern Batı düşüncesinin problem çocuğu Jean-Jacques Rousseau’yu sorguluyor.

    Rousseau (1712-1778) ölümünün üzerinden yaklaşık iki yüz elli yıl geçmesine rağmen siyaset teorisinden din ve toplum anlayışına, doğa ve insan tanımından iyi ile kötüyü ele alış biçimine dek olağanüstü derecede belirleyici ve kafa karıştırıcı fikirleriyle hâlâ aramızdadır.

    Batı felsefe geleneğinin Nietzsche ile birlikte en enigmatik ismi sayılan Rousseau’yu bir ‘mesele’ olarak gören Cassirer, onun en bilindik eserlerinden ve fikirlerinden başlayarak okurlarına çok kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.

    Nur Küçük’ün yetkin çevirisi, Peter Gay’in detaylı sunuş metni ve ekleriyle birlikte ilk kez Türkçeye kazandırılan Jean-Jacques Rousseau Meselesi, çok önemli bir hatırlatmada bulunuyor. Rousseau’yu anlamak, modern Batı felsefesinin bütün temel ‘mesele’lerini anlamak demektir.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    265.00450.00
  • Huzursuz Modernite: Avrupa Entelektüel Tarihi Üzerine Makaleler – Hasan Aksakal

    Hasan Aksakal bu kitapta, Avrupa modernitesinin huzursuzluk, karamsarlık, anksiyete, yabancılaşma, yozlaşma, décadence ve çöküş söylemleri eşliğinde on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın entelektüel, kültürel ve toplumsal tarihini inceliyor.

    Sanayi Devrimi dönemindeki “moderniteden kaçış” arayışlarından II. Dünya Savaşı sırasında “modernitenin yıkılışı” söylemine dek Trans-Atlantik Avrupa’nın edebiyat, felsefe ve sanat Panthéon’unda gezinen Aksakal, romantizm, modernizm ve postmodernizmin muazzam birikimini değerlendiriyor.

    Huzursuz Modernite, Lord Byron, Heine, Dickens, Marx, Baudelaire, Schopenhauer, Nietzsche, Tönnies, Simmel, T. S. Eliot, Heidegger gibi isimlerle beraber oryantalizmden emperyalizme, Büyük Savaştan Büyük Depresyona, Nazizmden Soğuk Savaşa dek modernitenin huzursuzluğunu takip etmek isteyenler için karşı-modernite, karşı-estetik, karşı-kültür gibi kavramlardan yararlanan, zengin bir entelektüel ve kültürel tarih çalışması…

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    295.00500.00
  • Schopenhauer ve Nietzsche – Georg Simmel

    Sosyolojinin bağımsız bir sosyal bilim dalı olarak ortaya çıkmasında büyük rolü olan Georg Simmel (1858-1918), bu olağanüstü yoğun metinde, yaşadığı çağın felsefi ve kültürel gündemini derinden etkilemiş iki büyük filozofu ve onların modern Alman düşüncesi üzerindeki etkilerini inceliyor.

    Simmel, Arthur Schopenhauer ve onun pek çok bakımdan en radikal takipçisi ve en
    sert eleştirmeni olan Friedrich Nietzsche’nin hem benzerlik ve süreklilik, hem karşıtlık ve kesintilerle dolu entelektüel etkileşimini büyük bir yetkinlikle değerlendiriyor.

    Simmel, kötümserliğin peygamberi kabul edilen Schopenhauer hakkındaki genel kanaati sarsan yorumlarının yanı sıra, Nietzsche’nin Hıristiyanlık ve Tanrı-sonrası bir dünyada yeni bir ahlak öğretisi kurma çabasına, “üstinsan”, “soyluluk” ve “bengidönüş” temalarına da odaklanarak zihin açıcı yorumlar getiriyor.

    Emre Güler’in duru bir Türkçeyle ilk kez dilimize kazandırdığı Schopenhauer ve Nietzsche, bu iki büyük isimle beraber bir felsefeci olarak Georg Simmel’in de zihin dünyasını anlamamızı mümkün kılan çok kapsamlı, entelektüel bakımdan görkemli bir eser.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    405.00680.00
  • EK Almanak – Kolektif

    Türkiye’nin son yıllardaki kültürel çölleşmesi karşısında bir inadın ifadesi olan Eleştirel Kültür —daha bilindik ismiyle EK Dergi— beş yıllık online birikimin ardından EK Almanak adıyla kâğıda dönüyor ve “Eleştiri, tam da şimdi!” diyerek yola çıkıyor.

    Hasan Aksakal’ın editörlüğünde, türler-ötesi bir kültür-sanat seçkisi sunan EK Almanak,  klasik ve çağdaş resimden Amerikan ve Avrupa sinemasına, karikatürden modernizmin estetiğine, Nazilerin sanat politikalarından Soğuk Savaş dönemi Fransız entelektüel dünyasına, kapitalizmin ve sosyalizmin işlediği suçlardan Yuna tragedyalarına, dünya klasiklerinden Türk edebiyatına uzanan, altısı çeviri, on biri telif olmak üzere, toplam on yedi yazı ve iki söyleşiyi bir araya getiriyor.

    Bir diğer ifadeyle, EK Almanak’ın bu ilk cildi, Abrecht Dürer’den Theodore Gericault’ya, Gustave Dore’den Michel Foucault ve postmodernizmdeki komünizm karşıtlığına, Victoria dönemi emperyalizminin acımasızlıklarından modernist edebiyat ve estetiğinin tarihine, Tristan Tzara ve Andre Breton’dan Herman Melville’in Moby Dick’ine, Hollywood tarihinden Arrabal Jodorowsky ve Luis Bunuel sinemasına, Orhan Veli’nin poetikasından Umut Sarıkaya’nın karikatürist olarak portresine dek pek çok konuyu kapsamlı bir biçimde ele alıyor.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    360.00600.00
  • Aydınlanma Felsefesi – William F. Bristow

    17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’nın gerçek bir zihin devrimi yaşamasına sebep olan Aydınlanma, özgürlük, ilerleme, hoşgörü, anayasacılık gibi, modernitenin temel prensiplerine dönüşecek bir dizi fikri savunuyordu.

    Daha önceki yüzyılların bireysel ve toplumsal yaşam biçimlerini aşıp yeni bir insanlık tahayyülü sunan bu fikirler, Fransa’da, Almanya’da, Britanya’da ve Amerika’da farklı tonlamaları olan büyük bir entelektüel birikim yarattı.

    Amerikalı felsefeci William F. Bristow bu kısa giriş kitabında Aydınlanma felsefesinin temel meselelerini, Aydınlanma Çağı diye nitelenen dönemin öne çıkan eserleri ve fikirleriyle birlikte ele alıyor.

    Aydınlanmanın “hakikat” arayışını bilim, epistemoloji ve metafizik üzerinden; “iyi” arayışını siyaset, ahlak ve din teorileri üzerinden; “güzel” arayışını ise Aydınlanma estetiği üzerinden ele alan Aydınlanma Felsefesi bu devasa birikime dair kolay okunan, her seviyeden okur için anlaşılır bir zihin haritası sunuyor.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    250.00350.00
  • Nietzsche’nin Felsefesi – R. Lanier Anderson

    Modern Batı düşüncesinin enigması olan Friedrich Wilhelm Nietzsche bireycidir, perspektivisttir, elitisttir, anarşisttir, varoluşçudur, yaşamsalcıdır, nasyonalisttir, enternasyonalisttir, insanın ahlâken yükselişinin filozofudur, insanın ahlâken çöküşünün filozofudur, romantizmle postmodernizm arasında bir köprüdür; bazen de on dokuzuncu yüzyılla günümüz düşüncesi arasında köprüsüz bir uçurumdur.

    Nietzsche aynı zamanda bir şairdir, denemecidir, filologdur. Nietzsche, her hâlükârda, entelektüel radikalizmin en önemli simalarındandır.

    Friedrich Nietzsche ve dağınık bir görünüm arz eden eserlerinin en önemlisinin hangisi olduğu konusunda da, onun neyin filozofu olduğu konusundaki kadar renkli ve sonuçsuz bir tartışma süregitmektedir.

    Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ahlâkın Soykütüğü ya da İnsanca, Pek İnsanca… Hakikaten Nietzsche’nin fikirlerinde de, eserlerinde de gerçek anlamda bir merkez bulmak hiç de kolay değildir.

    Bu nedenle, yazılarının ağırlık noktasının tespit edilemeyişi ile “Nietzsche enigması” adem-i merkeziyet kavramıyla da incelenmeyi hak etmektedir.

    Bu çalışmada Amerikalı felsefeci L. R. Anderson, Nietzsche’yi ve ona dair süregiden tartışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, aslında Nietzsche’nin zannedilenden çok daha tutarlı ve odaklı bir filozof olduğunu ortaya koyuyor.

    Nietzsche’nin Felsefesi felsefeyle ilgilenen her seviyeden okurlar için önemli ve güncel bir kaynak…

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    250.00350.00
  • Lacancı Başlangıçlar: Klinikten Politikaya Lacancı Psikanaliz – Özgür Öğütcen

    Yirminci yüzyılın en etkili ve en tartışmalı psikanalistlerinden olan Jacques Lacan’ın çalışmalarına gösterilen ilgi son yıllarda büyük artış göstermekte.

    Lacan’ın tartışmaya açtığı konular etrafında yazılan tezler, makaleler, kitaplar farklı disiplinleri bir araya getirerek yaşadığımız çağı anlamlandırmaya çalışmakta.

    Lacancı psikanalizin Türkiye’deki en saygın uzmanlarından Özgür Öğütcen bu kitabıyla Lacan’ı ve Lacancı psikanalize dair tartışmaları daha anlaşılır kılacak bir okuma öneriyor.

    Nuri Bilge Ceylan sinemasından resim sanatına, politikadan seans odasının gizemine, popüler kültürden toplumsal değişime kadar pek çok alana değinen Lacancı Başlangıçlar hem psikanalize ilgi duyanlar için, hem kendine ve dünyaya farklı gözle bakmak isteyenler için zihin açıcı bir deneme…

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    500.00700.00
  • Kırk Ekülük Adam, Platon’un Düşü ve Diğer Hikâyeler – Voltaire

    Ölümünün üzerinden iki yüz elli yıl geçmesine rağmen Voltaire’in eserleri hiç eskimemiştir. Onu ölümsüz kılan özelliklerinin başında, tüm yeryüzünde ve tüm zamanlarda geçerli olan insanlık hallerine dair en doğru toplumsal eleştirileri yapmış olması gelir.

    İroniktir ki, Voltaire’in Candide’den Zadig’e dek hikâyelerine konu ettiği dünya halkları bugün de hemen hemen aynı haldedir.

    Voltaire’in bugüne dek Türkçeye çevrilmemiş evrensel insanlık hikâyelerinden yapılan bu seçki, uzak geçmişteki Persepolis’ten Platon döneminin Antik Yunanistan’ına, ağır vergiler altında ezilen XV. Louis Fransa’sından günümüzdeki ve yanımızdaki sosyal tiplere dek birçok şeye bakıyor ve bize dünyayı “olduğu gibi” ve “olması gerektiği gibi” resmediyor.

    Okurlarına bir yandan sıklıkla bugünün ve buranın sorunlarını hatırlatıp bir yandan da uzun insanlık tarihine ayna tutan Kırk Ekülük Adam, Platon’un Düşü ve Diğer Hikâyeler, verdiği evrensel mesajlarla gerçek bir kültürel hazine.

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız.

    275.00400.00
  • Spinoza’nın Felsefesi – Steven Nadler

    Modern dünyanın kurucu filozoflarından Baruch Spinoza’nın felsefesi, metafizik, epistemoloji, siyaset felsefesi, ahlak felsefesi, zihin felsefesi ve bilim felsefesi dâhil olmak üzere neredeyse felsefenin her dalını kapsar.

    Spinoza’yı on yedinci yüzyılın en önemli ve özgün düşünürlerinden biri yapan ve eserlerini kalıcı kılan yanı, bu konuların yüzyıllar sonrasında gerçek anlamına kavuşmuş olmasıdır.

    Spinoza’nın felsefesi büyük ölçüde iki kitapta toplanmıştır: Teolojik-Politik İnceleme ve Ethica.

    Günümüzün en önemli Spinoza uzmanı kabul edilen Wisconsin Üniversitesi felsefe profesörü Steven Nadler, bu iki eser başta gelmek üzere, Spinoza’nın düşünce dünyasını ele alıyor ve son derece dinamik üslubuyla meraklıları için harika bir “Spinoza kılavuzu” sunuyor.

    Ulus Baker’in sunuş yazısıyla zenginleşen Spinoza’nın Felsefesi, özellikle üniversite öğrencileri ve yeni başlayanlar için kolay okunan bir başucu kaynağı…

    Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayınız. 

    250.00350.00