Önerilen Kitaplar
-
Sürgün, Kehanet ve Millet: Şevçenko’dan Petőfi ve Mickiewicz’e Peygamberane Şair ve Romantik Milliyetçiliğin Poetikası – Hasan Aksakal
245.00₺Bu kitap Orta ve Doğu Avrupa’dan Kafkaslara doğru uzanan hatta Avusturya, Osmanlı ve Rus imparatorluklarının yönetimi altındaki bağımlı milletlerin milli kimliklerinin doğuşuna öncülük eden romantik şairlere odaklanarak “milli şair” kavramını anlamayı amaçlıyor.
Polonya’dan Macaristan’a, Ukrayna’dan Gürcistan’a çarpıcı örnekler etrafında milli şairlerin alımlanışının nasıl peygamberane bir mertebeye taşındığını görmek, şiirin “siyasi ilahiyat” yaratabilme gücünü de görmeyi mümkün kılıyor. Çalışma, milli şairler arasında belki de en peygamberane konuma sahip olan Taras Şevçenko’yu Sándor Petőfi, Adam Mickiewicz, Ilia Çavçavadze gibi başka romantik milli şairlerle birlikte okuyor; şiirin nasıl bir siyasal duygu iklimi, kimlik inşa aracı ve kolektif hafıza aygıtı olarak işlediğini gösteriyor.
Türkiye’de çoğunlukla ihmal edilen Doğu Avrupa Romantizmine yeni bir kapı açan bu kitap hem edebiyat tarihinin hem milliyetçilik çalışmalarının hem de kültürel hafıza incelemelerinin kesiştiği bir alanda literatüre özgün bir katkı sunmayı hedefliyor. Şevçenko’nun halkıyla kurduğu derin bağ, Petőfi’nin devrimci nefesi, Mickiewicz’in anti-emperyal öfkesi ve diğer şairlerin farklı sesleri, modern dünyanın sınır bölgelerinde doğan karmaşık, trajik ve yaratıcı bir entelektüel mirasa ışık tutuyor.
Elinizdeki kitap, başta Şevçenko gelmek üzere Avrupa’nın doğu yakasının edebi dehalarının Türkiye’de yeni bir okuma alanı bulması için atılmış ilk adım olmanın yanı sıra, imparatorluk içi farklı modernliklerin birbirine dokunan hikâyelerini anlamak isteyen herkes için eşsiz bir rehber niteliğinde.
400.00₺ -
Dubala: Kaşla Göz Arasında – Kolektif
210.00₺KAŞLA GÖZ ARASINDA
Bir varmış bir yokmuş, kaşla göz arasında oluvermiş her şey.
Bir düşünce, bir çatlak, bir oyun… Dergi de öyle doğmuş.
Bir bakışın süresince kurulan, sonra dağılan, ama iz bırakan bir an gibi.
Derginin ilk sayısını size sunmadan önce birkaç şey söylemeli.
“Oyunbaz” bir kimlikle yan yana geldi.
Çatlaklardan sızmayı hedefleyerek.
Bize sürekli ciddi olmamızı, faydalı ve ölçülebilir bir dünyada yaşamamızı
öğütleyene karşı
oyun oynayarak, buluşarak – belki de kavuşarak – bir başkasına ulaşmanın
yollarını arıyor.
Oyun, bu dergi için kaçış değil; başka bir ilişki biçimi.
Kendini ciddiyetin kabuğundan kurtaran bir yaratma alanı.
Esinler gökyüzünde değil, yanı başımızda.
Bu yüzden görünmezlikten değil,
bakış açısını ve araçlarını değiştirmekten söz ediyor.
Çünkü bazen bir şeyi gerçekten görmek,
ona yeniden bakmayı, onu yeniden kurmayı gerektiriyor.
Kaşla göz arasında dediğimiz şey tam da bu:
bir anlık tanıma, bir sezgi, bir hayret anı.
Bu dergi o anda, o çatlakta var oluyor.
Bir anlığına belirip sonra kaybolan bir imge gibi.
Ama o kısa anda bile bir iz bırakmak istiyor —
elle tutulur, ama tam tutulamayan bir iz.
Görme rejiminin içinde bir parıltı,
göz kapağının aralığında bir hikâye gibi.
Kaşla göz arasında…
Bir varmış, bir yokmuş bir dergi: DUBALA.350.00₺ -
Kobzar: Siyasi, Toplumsal ve Dini Şiirler – Taras Şevçenko
245.00₺Taras Şevçenko, modern Ukrayna milli bilincinin şekillenmesinde büyük rol rol oynamış bir şair olmanın ötesinde, sözü halkının kaderini değiştiren peygamberane bir figür, Doğu Avrupa Romantizmini politik bir programa dönüştüren ulus-kurucu bir sestir.
Serflikten özgürlüğe uzanan hayatı, Güzel Sanatlar Akademisindeki başarıları ve Çarlığın uzak diyarlarında geçen sürgün yılları, onun şiirini adeta milli bir kefarete dönüştürmüştür. Bu nedenle Kobzar – Siyasi, Toplumsal ve Dini Şiirler modern Ukrayna’nın hafıza, dil ve kimlik üzerinden nasıl inşa edildiğini gösteren olağanüstü bir kaynaktır.
Bu olağanüstü zenginlikteki şiir seçkisi, Türkçede ilk kez yer alan Kobzar’ın içeriğini sonraki dönemlerin şiirleriyle besleyip büyüterek, Şevçenko’nun düşünsel ve poetik dünyasını geniş bir ufukta sunuyor.
Buradaki şiirler, 19. yüzyıl Rus İmparatorluğunun kolonyal düzenini, Ukrayna’nın kültürel teslimiyetçiliğini ve sonrasında bir halkın kendisini yeniden var etme mücadelesini katman katman görünür kılıyor.
Titiz çeviri ve bağlamsal açıklamalarla hazırlanan bu antoloji, Şevçenko’yu sadece usta bir şair olarak değil, hürriyet aşkının en güçlü temsilcilerinden biri olarak, Namık Kemal’den Nazım Hikmet’e komşu kılacak şekilde yeniden konumlandırıyor.
Bu eser, Ukrayna edebiyatının temel metinlerine açılan bir kapı olmanın ötesinde, milli kimlik, dil politikaları ve Romantizm üzerine çalışan herkes için kalıcı bir başvuru kaynağı niteliğinde…
400.00₺ -
Fritiof’un Destanı – Esaias Tegnér
275.00₺Esaias Tegnér’in başyapıtı Fritiof’un Destanı, Kuzeyin mitolojik hafızasını Romantizmin estetik ufkuyla buluşturan en parlak eserlerden biridir. 1825’te yayınlandığından bu yana İsveç kültürünün kurucu edebi metinleri arasında kabul edilen destan, tam iki yüzyıl sonra ilk kez Türkçede okurla buluşuyor.
Köklerini ortaçağ İskandinav sagalarından alan bu anlatı, Tegnér’in büyüleyici diliyle yeniden şekillenerek bir kahramanlık, aşk, vicdan ve arınma hikâyesine dönüşüyor. Fritiof ile Ingeborg’un trajik güzellik taşıyan öyküsü, epik şiirin güzide bir örneği olmakla kalmayıp İsveç romantik milliyetçiliğinin, halk mitlerinin ve bireysel kader arayışının da şiirsel bir yeniden doğuşunu temsil ediyor.
Elinizdeki çeviri, Fritiof’un Destanı’nı Türk okuruna hem estetik hem düşünsel derinliğiyle tanıtmayı amaçlıyor; İskandinav edebiyatının bu unutulmaz klasiğini, iki yüzyıllık bir yolculuğun ardından Türkçede yeni bir hayata kavuşturuyor.
450.00₺ -
Gölün Leydisi – Sir Walter Scott
315.00₺1810’da yayınlandığında altı ay içinde on binlerce okura ulaşarak Avrupa çapında bir edebiyat olayına dönüşen Gölün Leydisi, Sir Walter Scott’u çağının en parlak şairlerinden biri kıldı. Schubert’in melodilerinden Rossini’nin aryalarına, Victor Hugo’nun dizelerinden Puşkin’in romanlarına dek tüm Avrupa sanatına ilham veren bu görkemli eser, aşkın, siyasetin ve toplumsal hafızanın romantik bir destanı olarak edebiyatın büyük klasikleri arasına girdi.
Scott, sislerle örtülü dağların, yankılı vadilerin ve Loch Katrine’in büyülü kıyılarının ortasında bireysel tutkularla kolektif kimlik arayışlarını ustalıkla iç içe geçirirken Ellen Douglas’ın zarif sesi, Roderick Dhu’nun asi gölgesi ve Kral James’in gizli kudreti aracılığıyla feodal bağlarla merkezi iktidarın çarpışmasını bir ortaçağ rüyası gibi dile getirir.
Altı kantoya yayılan bu epik anlatı-şiirin büyüsü sadece İskoçya’nın göz alıcı pastoral manzaralarında değil, Scott’un İskoç milli kimliğine dair romantik hayallerinin titreşiminde de gizlidir.
Gerçek bir edebiyat klasiği olan Gölün Leydisi, ilk kez eksiksiz çevirisiyle Türkçeye kazandırılıyor. Bu eser İskoç Romantizminin doruklarında dolaşmak isteyen edebiyatseverlere de, edebiyatın toplumsal hafızayı ve milli kimliği nasıl şekillendirdiğini görmek isteyen tarihçilere de eşsiz bir davet sunuyor.
500.00₺ -
Yazarlar ve Leviathan: Siyaset ve Edebiyat Üzerine Seçme Makaleler – George Orwell
215.00₺Yazarlar ve Leviathan, yirminci yüzyılın en etkili yazarlarından George Orwell’ın kurgu-dışı üretiminin en dikkat çekici örneklerini –edebiyat ve siyaset arasındaki girift ilişkiye dair kaleme aldığı makaleleri– bir araya getiriyor.
“Neden Yazıyorum?”dan “Yazarlar ve Leviathan”a, “Milliyetçilik Üzerine Notlar”dan “İspanya İç Savaşına Dönüp Yeniden Bakmak”a uzanan bu denemeler, Orwell’ın, döneminin siyasi ve toplumsal meselelerine ziyadesiyle duyarlı bir düşünür olarak portresini sunduğu gibi, bugünün sorunlarına dair de birtakım dersler içeriyor.
Mikrofonun önünde şiirin sesini, maden ocağının derinliğinde işçinin haysiyetini, propaganda çağında dürüst bir dilin imkânını savunan Orwell’ın sade ama sarsıcı üslubu okuru yalnızca düşünmeye değil, taraf olmaya da davet ediyor.
George Orwell’ın düşünsel evrenine açılan bir pencere olan bu eser, bireyin vicdanıyla devletin ideolojik aygıtları arasındaki gerilimden özgürleşenlerin, Leviathan’a karşı sözün gücüne inananların kitabı.
Bu bakımdan, makaleleri derleyen düşünce tarihçisi Hasan Aksakal’ın sunuş yazısında belirttiği gibi, Orwell’a geri dönüp bugünün karanlığından çıkış yolu aramak nostaljik bir edebi jest değildir. Aksine, şayet özgürlüğü, hakikati ve insanlık haysiyetini savunmak hâlâ vicdani bir görevse Orwell çağdaşımızdır.
380.00₺ -
Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler: İnilti – Bedia Tuncer
250.00₺1960’lı yılların ilk yarısında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin ağır havası içinde bir öğretmen, Bedia Tuncer, sessiz kalmış ruhlara ses oldu. Hastalarını şiirin iyileştirici diliyle buluşturdu; içlerinde biriken acıyı, arzuyu, umudu kelimelere dökmeye teşvik etti.
1964’te mütevazı bir şiir kitabı olarak ortaya çıkan Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler: İnilti, yalnızca bir antoloji değil; unutulmaya direnmiş hayatların, yarım kalmış hikâyelerin, görünmeyen ıstırapların usulca konuşan sesi oldu.
Bir dizede “Kör olası çöpçüler, aşkımı süpürmüşler” diyen o ince mizah ve iç burkan trajedi, insan ruhunun çatlaklarında filizlenen hayatı bize fısıldayan İnilti, sadece edebiyat tarihi ve psikiyatri tarihi için önemli olmakla kalmayan; insan aklının sınırlarında, insan kalbinin kıyılarında yazılmış çarpıcı bir “insanlık belgesi”dir.
Burada bir araya gelen şiirlerde bazen bir hastane odasının soğuk duvarlarında yankılanan acı bir gülüşü, bazen gecenin içinde kaybolmuş derin bir sitemi duyacaksınız.
İnilti’de her şiirle birlikte, insan olmanın en çıplak, en sahici yüzüyle karşılaşacaksınız.
420.00₺ -
Bay Bennett ve Bayan Brown – Virginia Woolf
210.00₺“Aralık 1910’da ya da o civarda, insanın karakteri değişti” diyen Virginia Woolf, edebi modernizmin en çığır açıcı yazarlarından biri olarak, Bay Bennett ve Bayan Brown’da dilin ve edebiyatın gücünü mercek altına alıyor. Cambridge’teki “Heretics” adlı topluluğa verdiği bir konferans metninden hareketle bu denemesinde Woolf, dilin insanları nasıl tanımladığını, yazarların bu tanımı nasıl şekillendirdiğini ve edebiyatın gerçekliği nasıl yansıttığını derinlemesine sorguluyor.
Woolf, Jane Austen’ın karakteri Bay Bennett’ı ve kendi hayali karakteri Bayan Brown’ı karşılaştırarak, yazarların dil aracılığıyla yarattığı karakterlerin ne kadar gerçekçi olabileceği sorusunu soruyor. Woolf’un o dönemde yakın ilişkide olduğu Sigmund Freud’un etkisinde kaleme aldığı eser, edebiyatın insan doğasını anlama ve dünyayı farklı bir perspektifle görme imkânı sunduğunu vurguluyor.
Woolf’un akıcı ve düşündürücü üslubu, okuru edebiyatın derinliklerine bir yolculuğa çıkarıyor. Bay Bennett ve Bayan Brown Woolf hayranları, edebiyatseverler, hatta yazarlar için kaçırılmayacak bir eser.
350.00₺ -
EKSanat – Kolektif
395.00₺Türkiye’de sanat dergiciliği açısından altın çağı 1990 sonrası olarak görmek mümkün. Yükselen piyasa, galeriler, koleksiyonerler düşünüldüğünde, bu aralık gerçekten önemlidir. Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, Anons, Sanat Dünyamız, Artist ve RH+ gibi galeri odaklı dergilerin dışında, edebiyat ve şiir üretimiyle beraber yayın yapan Adam Sanat, Argos, Gergedan ya da ana-akım medya tarafından çıkarılan Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergiler hatıra gelir. Günümüzde ise ana-akım medyanın dergileriyle bazı promosyon ya da sponsorlu (sadece contemporary’e odaklanan) dergiler dışında, şu an Türkiye’de sanat dergisi bulunmamakta.
Sürekli sanat piyasasındaki yükselişin konuşulduğu, ardı ardına sanat fuarlarının açıldığı bir dönemde esaslı bir sanat dergisinin olmaması oldukça düşündürücüydü. İşte EKSANAT bu alanı hedefliyor; gelen tepkilere göre de bunu büyük bir güçle başarmak istiyor. EKSANAT, giderek şablonlaşmış, rutinleşmiş, kendi parodisini üreten egemen güncel-çağdaş sanat (contemporary) düşünüldüğünde, kendine ses bulamayan sanatın her alanına talip olacak.
600.00₺ -
Moskova Yanıyor – Grigori Petroviç Danilevski
255.00₺“Günbatımı ne güzel,” dedi Perovski arkasına dönüp, “sanki Moskova yanıyor; haçlar, çan kuleleri sanki yanan bir geminin direkleri gibi…” Avrora bağırdı: “Aman büyükanne, Moskova yanıyor!” Araba durdu. Herkes ufuktaki kızıl parıltıya bakarak farklı varsayımlarda bulunuyordu. Şüphesiz, Moskova’yı işgal eden Fransızlar kenti ateşe vermişlerdi.
Rus edebiyatının altın çağının en değerli yazarlarından Grigori Petroviç Danilevski (1829-1890), bu görkemli romanda, Fransız Devriminin ilkelerini Rus topraklarına taşıma iddiasıyla 1812’de Moskova önlerine kadar gelen Napolyon ordularının şehri kuşatmasını ve ona karşı koyan direnişi anlatıyor. Ancak Savaş ve Barış’ı yazan Tolstoy gibi, Danilevski de yarattığı unutulmaz karakterler ve çarpıcı kurguyla edebi insanlık durumlarını eserinin merkezine yerleştirerek askeri savunmanın ve saldırının çok ötesine geçiyor. Türkçeye ilk kez çevrilen Moskova Yanıyor romantik, dramatik, epik öğeleriyle okurlarını mest edecek gerçek bir şaheser.
400.00₺ -
Mahrem Günlükler: “Bizler Dünyadan Püsküren Alevleriz” – Edvard Munch
275.00₺Çığlık adlı tablosuyla küresel bir kültür ikonuna dönüşen Norveçli ressam Edvard Munch (1863-1944) eserlerinde melankoli, endişe, bunalım, korku ve iç sıkıntısı temalarını ustalıkla işlemiştir. İlk çizimlerinden itibaren benzersiz bir üslup geliştiren Munch, insan ruhunun derinliklerine nüfuz eden bakışı ve dışavurumcu tarzıyla âdeta huzursuzluğun resmini yapmayı başarmıştır.
Munch ressam olduğu kadar yazar olarak da yeteneklerini ortaya koymuştur. Nitekim gençliğinden itibaren anı, kurgu, portre yazıları, şiir ve felsefi deneme tarzında metinler kaleme almıştır. İnsanlık durumunun hem coşkusunu hem de karanlık dehlizlerini şiirsel bir dille günlüklerine yansıtan Munch, yazılarında resimlerini bütünlüyor gibidir.
Munch günlüklerinde sadece sanat anlayışını ya da eserlerini var eden unsurları değil, kişiliğinin gizli yanlarını da bazen ironik, komik, sevecen, bazen gotik, romantik sözlerle ve hikâyelerle ortaya koymaktadır. Yer yer Nietzsche’nin üslubuna yaklaşan, kimi zaman ise kendi uçurumundan kaçmaya çalışan Munch’un günlüklerini okuyanlar, ressamın yaşam öyküsünü takip ederek dostluk, aile ve aşk hakkındaki düşüncelerini öğreneceği gibi, onun kronik depresyonunu ve içindeki Çığlık’ı da hissedecektir…
“Benim gözümde hayat bir hücrenin penceresinden dışarıya bakmak gibidir. Vaat edilmiş topraklara asla ulaşamayacağım”
— Edvard Munch
420.00₺ -
Ramak – Ogan Güner
255.00₺Ramak, sözlük tanımlarından birine göre, “vücutta ancak nefes alacak kadar kalmış hayat belirtisi” demek. Bir şeyin gerçekleşmesine çok az bir süre kalmasını imleyen ramak kala ifadesiyse, “neredeyse” gerçekleşmek üzere olanın haberini taşıyor.
Ogan Güner, ustaca kurguladığı yeni romanı Ramak’la, Türkçede tek başına kullanılmayan bu kelimeye yeni bir hayat veriyor ve okurlarına sıradışı bir hikâye sunuyor.
Ramak bugün, dün veya yarın olabilecek bir zamanda, Urba şehrinde geçiyor. Urba, küresel ticaret için çok önemli bir limana ve ana karaya uzanan nehir ticaretine ev sahipliği yapması için yoktan var edilmiş bir rüya şehirken, etrafını saran üç ülkenin savaşa tutuşmasıyla zaman içinde gözden düşmüştür.
Limanına gemilerin yanaşmaz olduğu terk edilmiş bir viraneye dönüşen ve otoritesizliğe teslim olan şehrin daimi alacakaranlığında yeni bir yaşam bulmaya çalışan birbirinden farklı suretler bir araya gelmekte ve gün ışığında gerçekleşmeyecek tuhaf karşılaşmalar söz konusu olmaktadır.
Urba’nın distopik atmosferinde, henüz ilk sayfasından itibaren okurlarına olağanüstü bir aksiyon ve heyecan sunan Ramak, yarattığı Pavle, Shiloh ve Dix gibi güçlü karakterlerle bir solukta okunan ve gerçekten “bugünde, dünde ve yarında” geçen bir roman.
400.00₺ -
EK Almanak – Kolektif
360.00₺Türkiye’nin son yıllardaki kültürel çölleşmesi karşısında bir inadın ifadesi olan Eleştirel Kültür —daha bilindik ismiyle EK Dergi— beş yıllık online birikimin ardından EK Almanak adıyla kâğıda dönüyor ve “Eleştiri, tam da şimdi!” diyerek yola çıkıyor.
Hasan Aksakal’ın editörlüğünde, türler-ötesi bir kültür-sanat seçkisi sunan EK Almanak, klasik ve çağdaş resimden Amerikan ve Avrupa sinemasına, karikatürden modernizmin estetiğine, Nazilerin sanat politikalarından Soğuk Savaş dönemi Fransız entelektüel dünyasına, kapitalizmin ve sosyalizmin işlediği suçlardan Yuna tragedyalarına, dünya klasiklerinden Türk edebiyatına uzanan, altısı çeviri, on biri telif olmak üzere, toplam on yedi yazı ve iki söyleşiyi bir araya getiriyor.
Bir diğer ifadeyle, EK Almanak’ın bu ilk cildi, Abrecht Dürer’den Theodore Gericault’ya, Gustave Dore’den Michel Foucault ve postmodernizmdeki komünizm karşıtlığına, Victoria dönemi emperyalizminin acımasızlıklarından modernist edebiyat ve estetiğinin tarihine, Tristan Tzara ve Andre Breton’dan Herman Melville’in Moby Dick’ine, Hollywood tarihinden Arrabal Jodorowsky ve Luis Bunuel sinemasına, Orhan Veli’nin poetikasından Umut Sarıkaya’nın karikatürist olarak portresine dek pek çok konuyu kapsamlı bir biçimde ele alıyor.
600.00₺ -
Spoon River Antolojisi – Edgar Lee Masters
350.00₺Yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının en sıradışı eserlerinden biri olan Spoon River Antolojisi, kurgusal bir kasabanın vefat etmiş insanlarının bakış açılarından yazılmış bir şiir koleksiyonudur. Her bir şiir, o şiire adını veren kişinin mezar yazıtı olarak kurgulanmıştır.
Bu yazıtlarda, Spoon River adlı bu farazi Amerikan Orta Batı kasabasının mezarlığına gömülen 250 kişinin yaşam öyküleri birbirine bağlanarak hayatları ve ölümleri anlatılır; üstelik aşkları ve nefretleri, başarıları ve başarısızlıkları, sırları ve suçları da ifşa edilir.
Spoon River Antolojisi 1915’te ilk kez yayınlandığında, cinsellik, ahlaki çürüme ve ikiyüzlülük konularındaki açık sözlü yaklaşımı nedeniyle büyük bir sansasyon yarattı.
Amerikan kasabasının değerlerine yönelttiği eleştirel bakış açısı birçok yazarı etkiledi. Yayınlanışıyla beraber, Edgar Lee Masters’ın yanı sıra Carl Sandburg, Vachel Lindsay ve Theodore Dreiser gibi isimlerin temsil ettiği “Şikago Rönesansı” hareketinin en önemli köşe taşlarından biri hâline geldi.
550.00₺ -
Modifiye Masallar – Nazmi Ağıl
250.00₺Koç Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü öğretim üyesi, şair ve çevirmen Nazmi Ağıl yakın zamanda Nasrettin Hoca fıkralarını bugünün okurlarına yeniden anlatmıştı.
Şimdi de dünya edebiyatına mâl olmuş masalları kendine özgü mizahı ve akıcı şiir diliyle tekrar kaleme alıyor.
Fakat bu defa yolunda gitmeyen bir şeyler var. Çünkü Ağıl, Kurbağa Prens’e Rapunzel’e, Bremen Mızıkacıları’na, Kırmızı Başlıklı Kız’a, Keloğlan’a, Çizmeli Kedi’ye ve daha nicelerine günümüz insanının sorgulayıcı bakış açısıyla yaklaşıp onları popüler kültür öğeleriyle yoğuruyor.
Böylelikle, tanıdık şekilde başlayan masallar, yepyeni bir yorumla, son derece şaşırtıcı bir sona varıyor.
Kısaca Modifiye Masallar belirli bir yaşa değil, masalların orijinal hallerini
bilen, çocuklar başta olmak üzere, her yaştan okura çok renkli ve eğlenceli bir deneyim sunuyor.350.00₺ -
Kırk Ekülük Adam, Platon’un Düşü ve Diğer Hikâyeler – Voltaire
275.00₺Ölümünün üzerinden iki yüz elli yıl geçmesine rağmen Voltaire’in eserleri hiç eskimemiştir. Onu ölümsüz kılan özelliklerinin başında, tüm yeryüzünde ve tüm zamanlarda geçerli olan insanlık hallerine dair en doğru toplumsal eleştirileri yapmış olması gelir.
İroniktir ki, Voltaire’in Candide’den Zadig’e dek hikâyelerine konu ettiği dünya halkları bugün de hemen hemen aynı haldedir.
Voltaire’in bugüne dek Türkçeye çevrilmemiş evrensel insanlık hikâyelerinden yapılan bu seçki, uzak geçmişteki Persepolis’ten Platon döneminin Antik Yunanistan’ına, ağır vergiler altında ezilen XV. Louis Fransa’sından günümüzdeki ve yanımızdaki sosyal tiplere dek birçok şeye bakıyor ve bize dünyayı “olduğu gibi” ve “olması gerektiği gibi” resmediyor.
Okurlarına bir yandan sıklıkla bugünün ve buranın sorunlarını hatırlatıp bir yandan da uzun insanlık tarihine ayna tutan Kırk Ekülük Adam, Platon’un Düşü ve Diğer Hikâyeler, verdiği evrensel mesajlarla gerçek bir kültürel hazine.
400.00₺ -
Genç Harold’ın Yolculuğu (Childe Harold’s Pilgrimage) – Lord Byron
535.00₺Shakespeare’den sonra, Dickens’la beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz edebiyatçı olan Lord Byron skandallarla ve kahramanlıklarla anılan sıradışı bir hayat yaşadı.
Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa, o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron 19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock star”ıydı.
Yaşamıyla eserinin iç içe geçtiği Genç Harold’ın Yolculuğu, Byron’ın Don Juan’la birlikte dünya edebiyatına armağan ettiği iki görkemli klasikten biridir. Bu büyük eserin ilk kısmı 1812’de yayınlanır yayınlanmaz büyük bir edebiyat olayına dönüşmüştür.
Genç ve soylu Harold’ın ülkesinden ayrılmak zorunda kalarak meçhule doğru yola çıktığı bu kişisel destanın ilk durağı Napoléon Savaşlarının ve kadim geçmişin gölgesinin düştüğü Portekiz ve İspanya olur.
Sonrasında Arnavutluk ve Yunanistan’a, Orta Avrupa ve kısmen Türkiye’den İtalya coğrafyasına dek uzanan yolculuklarında şair kendini ve Avrupa’nın köklerini arar.
Bir destan, bir seyahatname, bir Avrupa kültür atlası olarak da okunabilecek zenginlikteki Genç Harold’ın Yolculuğu, Hasan Aksakal’ın sunuşu ve Tamer Gülbek’in duru Türkçesiyle, iki yüz yılın ardından ilk defa dilimize kazandırılan gerçek bir başyapıt!
750.00₺ -
Rüzgârlı Truva’nın Duvarları: Bir Heinrich Schliemann Biyografisi – Marjorie Braymer
345.00₺19. yüzyıl Avrupa’sı olağanüstü hayat hikâyeleriyle doludur. Bir taraftan Victoria Çağı entelektüelleri, bir taraftan da Bismarck Prusya’sının bilimsel dinamizmi bugün yaşadığımız dünyaya bilimsel, teknolojik, kültürel bir imkânlar bütününü miras bırakmıştır.
Bu “uzun yüzyıl”da pek çok sanatçı, mucit ve kâşif birbirinden ilham almış, birbirini cesaretlendirmiştir. “Truva’nın kâşifi” olarak tanınan Heinrich Schliemann da bu sıradışı isimlerden biridir.
Amerikalı yazar Marjorie E. Braymer son derece akıcı bir dille kaleme aldığı bu kitapta arkeoloji biliminin en ikonik figürlerinden biri olan Heinrich Schliemann’ın büyük bir sabır ve inatla Homeros’un eserlerinin peşinde ülkeler, kıtalar gezmesini anlatıyor.
Onu, adını tarihe mal edecek büyük keşfinin öncesinde bazen sorunlu bir işadamı, bazen tipik bir Oryantalist, bazen tutkulu bir âşık, bazen de profesyonel arkeologlarca ciddiye alınmayan umutsuz bir heveskâr olarak resmediyor.
Truva’nın keşfinin büyüleyici hikâyesini Schliemann’ın hayatının aynı derecede büyüleyici hikâyesiyle ustaca bir araya getiren bu eser, özellikle genç okurlara, peşinden gitmek istedikleri hayale dair muhteşem bir kararlılık örneği sunuyor.
500.00₺


















